Mahkemece davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yapılan araştırmalara rağmen tapudaki borçlandırma senedindeki ibare hariç Y.. T...'nün yaşadığına dair resmi kayıt ve belgelerin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Mahkemesi'ncemirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, 5718 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu, Türkiye’deki taşınmaz mallar hakkında Türk hukukunun uygulanacağı, mirasın açılmasına, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin ise terekenin bulunduğu yer hukukuna tabi olduğunun hükme bağlandığı- MÖHUK. 43. maddesine göre mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür hükmü gereğince muris H.. A..' ın taşınmazının bulunduğu Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu-
Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar murisin mirasçıları, mirasçıları yoksa son mirasçı sıfatıyla Hazine tarafından açılabileceği, ancak mahkemece, dosya içeriğinden Hazinenin son mirasçı olamadığı gözetilerek Hazine yönünden davanın reddi gerektiği-
4721 sayılı TMK'nın 30. maddesi uyarınca doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği; hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlı olduğundan hakimin, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorunda olduğu; çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemen olduğu; hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararların değiştirilebileceği veya ortadan kaldırılabileceği-
Miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulacağından takip murisin ikinci derece mirasçılarına yöneltilemeyeceği, miras murisin ikinci derece mirasçısı olan anne ve kardeşlerine geçmeyeceği- Murisin annesi ve kardeşlerini mirasçı olarak gösteren mahkemenin mirasçılık belgesinin iptali yönünde karar vermesinin yerinde olmadığı, murisin eşi ve çocuğunu mirasçı olarak gösteren ve mirasın reddinin terekenin paylaştırılmasında nazara alınmasını belirtir şekilde yeni bir mirasçılık belgesi verilmesinin doğru olmadığı-
Mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkin davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
28.05.1927 günlü, 1062 sayılı Kanun gereğince Suriye uyruklular için çıkarılan 01.10.1966 günlü 6/7104 ve 25.09.1967 günlü 6/8890 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ve bu kararlara göre çıkarılan yönetmelikler gereğince dava konusu gayrimenkuller yönünden mirasçılık söz konusu olamayacağından mahkemece mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacı bankanın alacağını tahsil amacıyla borçlunun yasal mirasçılarını öğrenmek için icra hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi çıkarmak üzere yetki belgesi talep ettiği, alınan yetki belgesi ile eldeki davanın açıldığı; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu-
Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durumun her türlü delille ispatlanabileceği; davacı dava dilekçesinde, delil listesinde tanık deliline de dayandığından mahkemece davacıya tanık listesi verilmesi için imkan tanınmadan hüküm tesis edilmemesi gerektiği-
Çekişmesiz yargıya tabi olan mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin açılan davada mahkemece, dava konusu taşınmazların dosya içerisinde mevcut kadastro tutanaklarında adı geçen bilirkişilerin sağ olup olmadıkları tespit edildikten sonra bu şahıslar tanık sıfatıyla dinlenerek tutanakta edinme sebebi sütununda taşınmazın zilyedi olduğu belli olan "H. A." ve "E." isimli şahısların kim oldukları sorulup araştırılarak ve edinilecek bilgilere göre zabıta araştırması da yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-