Ek kararın yasal iki haftalık sürede temyiz edilmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin süre yönünden reddi kararının doğru olduğu-
Manevi tazminat davası- Uyuşmazlık konusu miktar 100.000,00 TL olup temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 13.02.2024 tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı-
Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılacağı-
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, temyiz edene, temyiz yoluna başvurma harcı, temyiz karar harcı ve temyiz gider avansının bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağına dair karar verileceği ihtarını içerir muhtıra çıkartıldığı ve muhtıranın 29.09.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, muhtırada belirtilen bir haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve masrafların yatırılmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği-
Alacak davası-
Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayıldığı-
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir...
Bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken, temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınması gerektiği-