Tüm deliller toplanmadan hazırlanan ve davacılar vekili tarafından itiraz edilen önceki bilirkişi raporuyla alacakların tam ve kesin olarak belirlenebilir hâle geldiğinin kabul edilemeyeceği- Tazminat alacağının ek bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirli hâle gelmesi karşısında, bu ek rapor doğrultusunda sunulan talep artırım dilekçesine hukuki değer atfedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı- "Davacılar vekilinin itirazlarının karşılanmasını veya ek rapor alınmasını beklemeden aceleci davranıp talep artırım dilekçesiyle talep sonucunu belirlediği anlaşıldığından, artık ek bilirkişi raporunda alacakların daha fazla çıkması üzerine verdiği ikinci talep artırım dilekçesine hukuki değer atfedilemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği- Müteveffanın hizmet akdiyle çalışan olmayıp kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ceza dosyasında olayın meydana gelmesinde müteveffa sigortalının kusurlu olduğuna dair maddi olgunun tespit edildiği gözetildiğinde, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin büyük çoğunluğunun davacıların murisi tarafından alınması gerektiği, bu nedenle kusur bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşıldığından, A sınıf iş güvenliği uzmanından oluşacak bilirkişi heyetinden olayın oluşuna uygun kusur oranlarının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiği-
İş kazası tespiti için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesinin koşul olduğu ve bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğu-
Davalı iş yerinde çalışması nedeniyle davacı tarafa yapılmış ve itiraza uğramayan ücret ödemelerini gözeterek hesap yaptırmak, kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek; özellikle bu hesap raporunda belirlenen ücret katsayısını aşmamak ve işlemiş devre sonu olarak esas alınan 31.12.2019 tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmadan hesap yapılmasına dikkat etmek, sonuca göre tespit edilecek maddi tazminat alacağını dikkate alarak karar verilmesi gerektiği-
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunlu olduğu; bunların ise olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması ve olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi olduğu-
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi- Davacıya Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın iş kazası olduğunun tespit edilmesi halinde davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel verilmesi ve çıkacak sonuca göre işin esasını incelerek bir karar verilmesi gerektiği-
Dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir...
Trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle tedavi giderleri ile kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin davada; 2918 s. K.'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 s. K.'nun yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik dönemi için aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İşçinin işyerinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğu-
Kazalı işçinin halı dokuma makinesinde çalışırken bir anlık dikkatsizlik sonucu makinenin tellerinin birbirine dolanmış olması üzerine telleri düzeltmek isterken yerdeki iplere ayağının dolanmasıyla yere düşerek elindeki tellerin sağ gözüne saplanması neticesi iş kazasının meydana geldiği anlaşılıyorsa kazalı işçiye yüklenen kusur oranının düşük tutulmuş olmasının olayın oluş şekline uygun olmadığı-
Müteveffanın baraj inşaatı işinden, işveren tarafından sağlanan servisle evine dönerken servis aracının arızalanması neticesinde araçtan indiği ve yanında bulunan iş arkadaşlarıyla para çekmek amacıyla ilçe merkezinde bulunan bankamatiğe kadar yürüme kararı verdikleri ve servisin arızalandığı noktadan uzaklaştıkları anda, trafik kazası yaşandığı konusunda şüphe bulunmadığı, bu durumda; sigortalının işverenin yeni servis göndereceğini bildirmesine rağmen kendi iradesiyle, işverenin hakimiyet alanı olarak kabul edilen servis noktasından ayrıldığı ve para çekmek amacıyla yürürken trafik kazasının yaşandığı hususları değerlendirildiğinde, yaşanan trafik kazasının iş kazası olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, netice itibariyle; para çekmek amacıyla yolda yürüyen sigortalının yaşadığı kazanın işverenin organizasyon alanı içinde ve işin yürütümü ile ilgili olmadığı gibi, sigortalının yaptığı işle de bağdaşmadığı-
