Yabancı para cinsinden kararlaştırılan kira alacağının Türk Lirasına çevrilerek tahliye talepli icra takibine konu edilmesi durumunda; ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinde hata bulunması halinde bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği-
Gerekçe ile hüküm arasında çelişki-
Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu-
Kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olmasının mutlak bir bozma sebebi oluşturacağı ve bozmadan sonra hakimin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği-
Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulamagerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde kesin hüküm yönünden olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, kesin hüküm şartları oluşmadığına yönelik gerekçe yazılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren ve hüküm sonucuna uygun bir karar vermek olması gerekeceği- ................ Asliye Hukuk Mahkemesinin .............. E., .............. K. sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve dava konusunun aynı olduğu görülmekle, kesin hüküm şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kesin hüküm şartları oluştuğu da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği- Harç kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemelerinin Yargıtay'a tanınan düzelterek onama yetkisi olmadığı-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte; borçlunun mükerrer takip yapıldığı itirazı dışındaki diğer itirazları ve istinaf nedenleri hakkında değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğu-
Yargıtayın asıl görevinin, hukukun ülke içinde ahenkli bir şekilde uygulanmasını sağlamak olduğu- Yargıtayın kuruluş ve mevcudiyet sebebi olan bu önemli görevi dolayısıyla bütün mahkeme kararlarını hukukun uygulanması bakımından kontrol edebileceğini ve bu kontrol yetkisinin de mutlak olduğu- Esastan temyiz incelemesi yapılabilecek ve denetlenebilir nitelikte bir karar bulunmadığından kararın usulden bozulacağı ve bu nedenle Özel Dairenin birinci bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan söz etmenin mümkün olmadığı- Hizmet tespit davalarının, kamu düzeninden ve resen araştırma ilkesine tabi davalardan olduğu gözetilerek kesintisiz çalışmaya karar verilen dönemler yönünden kendi dönemleri de belirtilmek suretiyle sürekli çalışan bordro tanıkları tespit edilerek beyanlarına başvurulması, bu beyanlar kapsamında davacının bu süre zarfında ara vermeksizin sürekli çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı, hangi bölümde çalıştığının tereddütsüz bir şekilde ortaya konulması, öte yandan davacının bildirim yapılan dönemlerde eksik bildirilen günlerin hangi nedenle eksik bildirildiğinin, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi Kurumdan istenilmesi gerektiği-