Hakem kararının HMK m. 439 gereğince iptali istemi- Avukatlık sözleşmesinde, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenememesi hâlinde tahkim yoluyla çözüleceğine dair taraf iradelerinin açık olarak belirtildiği- Tahkime konu uyuşmazlığın avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı avukatın davacıya vekaleten yerine getirmeyi üstlendiği avukatlık hizmetinin tüketici işlemi niteliğinde olmadığından tahkime elverişli olduğu- Alternatif uyuşmazlık çözüm usulü olarak önce arabuluculuk başvurusunda bulunulup anlaşma gerçekleşmediğinde sonrasında tahkim (Med-Then-Arb) yargılaması yöntemine gidilmesi mümkün olduğundan tahkime elverişli olan somut uyuşmazlıkta da terditli olarak önce arabuluculuk yoluna gidilip anlaşma sağlanmadığından sonrasında tahkim yargılamasına gidilmesinin hukuka uygun olduğu-
Hakem kararlarının iptali davalarında iptal sebeplerinin HMK’nın 439. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı ve mahkemelerce hakemlerin maddi hukuku uygularken vardıkları sonucun esası yönünden bir yerindelik denetimi yapılamayacağı gözetildiğinde; hakem kurulunun uyuşmazlığın çözümünde aşırı ifa güçlüğü veya uyarlama gibi maddi hukuk kurallarını değerlendirerek bedel tespiti yapmasının tahkim sözleşmesi dışına çıkılması veya hakkaniyet ve nesafet kurallarına göre yetkisiz karar verilmesi niteliği taşımadığı, kararın kamu düzenini temelden sarsacak bir aykırılık barındırmadığı hallerde iptal davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Arabuluculuğun maddi hukuka ilişkin olduğu, Mahkemelerde dava açılmadan önce başvurulması gerektiği hatta bazı davalarda arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği- Tarafların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartının tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olması gerekmekte olup öncelikle arabulucuya gidileceğine dair yaptıkları anlaşma nedeniyle sözleşmeye uygulanacak hükümler bakımından kendi içerisinde kesin ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek derecede tahkim şartının düzenlenmediği bu nedenle de tahkim şartının geçersiz olduğu- İptal davasına bakan Mahkemelerce, hakem kararlarının tamamı ya da ayrılabilir bölümleri hakkında "kısmen" iptal kararı verilmesine engel bulunmadığı-
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesi gereğince iptali istemi-
Munzam zararın temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar geçecek zaman içinde artarak devam eden yeni bir borç olduğu- Asıl borcun kaynağı haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki sebebinin asıl alacağın temerrüde uğraması gibi hukuka aykırılık olduğu- Tahkim sözleşmesi yapılırken tahkime konu yapılacak uyuşmazlığın belirli olması (uyuşmazlığın hangi hukuki işlemden kaynaklandığının taraflarca bilinmesi) gerektiği- Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan tahkim şartı yalnızca sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar için geçerli olup temel ilişkiden bağımsız olan ve esas olarak Borçlar Kanunundan kaynaklanan munzam zarar taleplerini kapsamadığından uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin yetkili olduğu-
Hakemin reddi ile ilgili talep açısından başka bir asliye ticaret mahkemesinin kesin yetkili olduğu uyuşmazlıkta, davayı görmeyecek olan bir mahkemeden talep edilen ihtiyati tedbirin, usulen kabul edilmesinin mümkün olamayacağı-
Ecrimisilin; malikin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatı olduğu -Dava konu taşınmazda tarafların paydaş olduğu, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebileceği - Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan birinin öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağının olmadığı - Payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği-
Uyuşmazlık, Hakem Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir...
Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu-
Hakem tarafından verilen feshin ve feshin sonuçlarını düzenleyen hükümlerinin yetkiyi aşma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca asfalt kaplama işi ile ilgili kurulan hükmün de feshin sonuçlarından olduğu, ileriye etkili fesih hükümleri kurulurken sözleşme ile ilgili taraflar arasında tereddüt yaratacak şekilde boşluk bırakılmaması, ileriye etkili feshin tam bir tasfiyeyi kapsaması gerektiği-
