‘Takibin kesinleşmesinden sonra gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması’ isteminin herhangi bir süreye bağlı olmadığı–
Dava açma süresi olan 7 günlük sürenin icranın geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği tarihten değil, kararın kesinleştiğinin alacaklıya "tebliğ edildiği" tarihten itibaren başlayacağı-
İcra kefilinin taahhüdü ‘kambiyo taahhüdü’ niteliğinde bulunmadığından, İİK’nun 39. maddesi uyarınca icra kefilinin borcunun 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacağı–
İcra dairesindeki kefaletin, takibin dayandığı kambiyo senedinden ayrı bir taahhüdü içermesi nedeniyle bu taahhüde kambiyo senediyle ilgili zamanaşımı kurallarının uygulanmayacağı, İİK. nun 39. maddesi uyarınca icra kefili hakkında 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
İİK.nun 33a maddesi gereğince icra mahkemesince ‘icranın geri bırakılması’ yerine ‘takibin durdurulmasına’ karar verilemeyeceği–
İİK’nun 33a/II maddesi gereğince 7 gün içinde alacaklının ‘zamanaşımının vaki olmadığını ispat için asliye hukuk mahkemesinde dava açmış olması halinde’ icra mahkemesince ‘icranın geri bırakılması kararının kesinleştiği’nden söz edilerek hacizlerin kalktığının kabul edilemeyeceği–
Takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle takibin iptali istemi üzerine, mahkemece, takip konusu çekin zamanaşımına uğradığından bahisle takibin iptaline karar verilmişse de, 5411 Sayılı Kanunda açıkça kabul edilen hükümler gereğince, fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olduğundan, istemin reddi gerektiği-