Aval verenin bononun diğer borçluları ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, hakkında özel hükümler bulunan kambiyo senetleri için TBK’nun 584 ve 603. madde hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, ayrıca senedin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK uyarınca eş muvafakatinin kefaletin geçerliliği için şart kılınmadığı- Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için alacaklının borçluya takip yapmış olması ve borçlunun icra takibinin durdurulması için veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve tedbir kararını uygulamış olması gerekeceği-
Kefalette eş rızasını arayan hükmün (TBK. mad. 584), yürürlük tarihi olan 01.07.2012'den önce düzenlenmiş sözleşmelerde uygulanamayacağı-
İİK. mad. 38 uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, yani icra kefiline icra emri gönderilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerektiği- Mahkemece, icra kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen TBK. şartlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi ve bu suretle, anılan kefalet işleminin İİK'nun 38. maddesi anlamında ilam mahiyetindeki belgelerden olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği-
TBK. mad. 584/3 uyarınca, ticaret şirketinin ortakları ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmayacağı- Kefilin borçlu şirketin yetkilisi olup olmadığı tespit edilerek müteselsil kefil yönünden ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği-
Kefalete rıza gösterecek eşin borçlunun kendisi olması nedeniyle eş rızasının aranmayacağı-
Bir kambiyo taahhüdü olarak avalin, kefalet niteliğinde olduğu ve eşin rızasını gerektirdiği; eşin rızasının bulunmamasının aval hakkında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektireceği-
İcra kefilinin eşinin, kefalete rıza göstermemesi ve tutanağa kefilin sorumlu olacağı borç miktarının kefilin kendi el yazısı ile yazmaması halinde,  kefalet tutanağı, TBK.'nun 583 ve 584. maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmediğinden, "icra emrinin iptaline" karar verilmesi gerektiği, bu durumda, icra kefaletinin de iptaline karar verilemeyeceği-
Takip asıl borçlu yönünden kesinleştikten sonra icra kefiline icra emri gönderilmiş ise de, "icra kefilinin el yazısı ile icra kefaleti verilmediği" anlaşıldığından, bu eksiklik nedeniyle "kefaletin geçersiz olduğun"un kabulü gerekeceği- İcra kefaletinin geçersizliği ve iptaline karar verilmesi icra mahkemesinin görev alanı dışında olup, "icra kefiline çıkarılan icra emrinin ve buna bağlı olarak icra kefiline ait mallara konulan haczin iptali"ne karar vermekle yetinilmesi gerekirken icra kefaletinin iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu-
Müşterek borçlu ve müteselsil kefil esnaf olduğundan, kefaletin geçerli olması için eş rızasının aranmayacağı- Kefil yönünden kefalete yönelik bir ipotek de bulunmadığından kefil bakımından ihtiyati haciz isteminin kabulü gerekeceği-
Kefalet sözleşmelerinin geçerliliği için öngörülen şekil şartlarının icra kefaletleri hakkında da uygulanacağı- Sadece usulüne uygun olarak verilen icra kefaletleri ilam hükmünde belge sayılacağından, kefaletin TBK’nun 583 ve 584. maddeleri hükümlerine uygun olarak yapılmış olmasının zorunlu olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • kayıt gösteriliyor