Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği-
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan döneme ilişkin vergi aslının ve ödeme tarihine kadar işleyecek gecikme faizinin birlikte iptaline karar verilmesi gerekeceği- Dava konusu temlik nedeniyle davalı 3. kişiye ödenen miktarlara ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmasının da doğru olmadığı- 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği-
Tasarrufun iptali davasında “alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması” koşulunun irdelenmesi gerektiğinden, ilk derece ceza mahkemesinin sonucunun bekletici mesele yapılarak, 'takip dayanağı alacağın gerçek olmadığının anlaşılması durumda' davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
TBK. m. 19'a dayalı iptal isteminde bulunulması halinde de dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasında davacı tarafın hukuki yararının olduğu ve bu durumda da, teminatın alınıp alınmayacağı ve alınacak teminatın miktarı hakimin takdir edeceği (İİK. m. 281)- Dava değerinin düşük gösterilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan ihtiyati haciz talebinin reddedilemeyeceği, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde alacak miktarı ile iptali istenen tasarruf konusunun hangisi daha düşük değerde ise yaklaşık olarak bir rakam belirlenmek suretiyle eksik harç tamamlatılabileceği gibi, teminat miktarının arttırılmasının da her zaman mümkün olduğu- Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler, takibin kesinleşmesi, davalı - borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan davalının borçlu şirketin çalışanı olması nazara alındığında yaklaşık ispat koşulunun mevcut olması sebebiyle dava değeri kadar (10.000TL) teminat mukabilinde (ve dava değeri ile sınırlı şekilde) ihtiyati haciz isteminin kabulüne ile karar tarihinden itibaren 10 gün içinde ihtiyati haciz kararının icrasının istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağının (İİK. m. 261) ihtarına  karar verilmesi gerektiği-
Davalı üçüncü kişinin davalı borçlu hakkında başlattığı bonoya dayalı başlatılan takibin muvazaalı olduğu belirtilerek; muvazaalı icra takibinin iptali ile takip sırasında borçlunun maaşı üzerine konulan birinci sıra haciz işlemine ilişkin tasarrufun  iptali davası sırasında, davacı alacaklının alacağı haricen tahsil nedeniyle kapatıldığından, mahkemece, borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kalacağının değerlendirilmesi gerektiği-
Dava İİK'nun 277 vd. maddeleri gereği tasarrufun iptaline ilişkin olup, davalılar arasında yakın akrabalık ilişkisi (damat-kayınvalide) bulunduğu, dava konusu taşınmazın devralan davalı tarafından dördüncü bir kişiye devredilmiş olduğu, bu durumda davanın davalı üçüncü kişi yönünden nakden tazmine dönüştüğü, tazmin sorumluluğu bulunan hallerde dava konusu olmayan mal varlığının da ihtiyati hacze konu olabileceği, esasa yönelik itirazların yargılamada değerlendirileceği, mevcut şartlar itibariyle ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu-
Bedele dönüşen davada borçlu dışındaki davalıların tazminat miktarı kadar tüm mal varlıkları ile sorumlu olacağı- İİK 281 vd., TBK 19 ile 5411 s. K. hükümleri uyarınca teminatsız olarak taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş olup, davanın niteliği, tasarrufun iptali davalarında ihtiyati haciz için getirilen özel düzenleme, borcun doğum tarihinin yapılan tasarruftan önce olması, davacı tarafça alacaklıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı devir yapıldığının iddia edilmesi ve tüm dosya kapsamına göre, bu iddiaların araştırılarak sonuçlandırılmasına kadar geçecek süre için ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu değerlendirilmişse de; dava konusu taşınmaz davadan önce ve cebri icra yoluyla dava dışı üçüncü kişiye satılmış olduğundan, dava konusu taşınmaz hakkında İİK 281/2 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, bununla birlikte davacının, tasarruf konusu taşınmazın dava dışı kişilere satılmış olması sebebiyle İİK 283/2 uyarınca nakden tazmin talebinde bulunmuş olması gözetildiğinde, söz konusu taşınmazın icra marifetiyle satışına ilişkin icra dosyası getirtilip, borçlusunun kim olduğu, icra dosyası alacaklısının satıştan ne miktar aldığı, geriye ne miktar kaldığı, artan miktar varsa sıra cetveli yapılıp yapılmadığı, sıra cetveline göre yapılan ödemeden sonra takip borçlusuna kalan miktar olup olmadığı belirlenip varsa bu tutar gözetilerek ve teminat karşılığı ihtiyati harici kararı verilmesi gerektiği-
İhtiyati haczin İİK'nun 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlendiği- HMK 389 uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi gerektiği- TBK 19 ile İİK 277 vd. gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davada ihtiyati tedbire ilişkin istemin reddi gerektiği-
İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmayıp, alacaklıya alacağının temin imkanı sağlayan nispi nitelikteki bir dava türü olup, ihtiyati haciz İİK'nın 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlenmiş, bu gibi davalarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak kanıtlanmasının beklenmeyeceği, ileri sürülüş biçimine ve delil durumuna göre yaklaşık ispat durumunda ihtiyati haciz kararı verilebileceği konusunda duraksamamak gerektiği-
Dosya içeriğindeki kayıt ve belgelere göre ihtiyati hacze hükmedilmesine ilişkin koşulların gerçekleştiğinin anlaşılması halinde, tazminata dönüşen tasarrufun iptali davasında, dava değerinin %20'si teminat karşılığı ve dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla davalı kişinin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacak miktarı ile sınırlı ihtiyati haciz konulmasında bir isabetsizlik olmadığı, yerel mahkemece bu hususta her zaman yeni bir karar verilebileceği-