Banka hesabındaki paranın tahsili istemi-
Banka hesabındaki paranın tahsili istemi-
Şirket muhasebe kayıtları ile diğer kayıt ve raporlarda davacının pay sahibi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, bu durumda taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılıp, her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zaman aşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği- Kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması, TTK mad. 321 uyarınca, temsile ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından davalı D.. U.. davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak gerek MK mad. 50 ve TTK mad. 321 uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerekmediği- İkinci bozma öncesi verilen tahsil hükmündeki faiz türü yönünden davacı yararına bozma yapılmadığı için faiz türü yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken talep gibi avans faiziyle tahsil hükmü kurulmasının hatalı olduğu-
11. HD. 18.04.2016 T. E: 2015/9200, K: 4221-
Mahkemece, istirdatına hükmedilen miktar yada miktarın ne olduğu hükümde gösterilmemiş olup, bu hususun, infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu- Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186.maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenmesi ve bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği- Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilir, taraflara HMK'nın 186/2. maddesine göre son sözleri sorulur, son sözleri dinlendikten sonra, mahkemenin hükmünü vereceği- Bu yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulmasının, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu-
Davalı şirketin esas mukavelesinin 6 nolu sermaye maddesinin değiştirilmesine ilişkin 08/12/2009 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptaline yönelik olarak açılan davada, mahkemenin, toplantıya çağrı ve ilan koşullarının yerine getirilmediği, gündemde gösterilmeyen hususların genel kurulda görüşüldüğü, toplantının şirket merkezi dışında başka bir yerde yapılmasının TTK’nın 371. maddesine ve ana sözleşmenin 10/d maddesine aykırı olduğu yönündeki gerekçeleri yerinde değil ise de, davacının sermaye artırım taahhüdünde bulunmamış olmasına rağmen genel kurul kararı ile sermaye artırımına iştirak ettirilmiş bulunması nedeniyle genel kurul kararının iptal edilmesinde bu nedenle bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığı-
Yasaya aykırı olmasa bile, yasaca belirlenmiş temsil yetkisinin iç sınırlamaları, iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamayacağından, “temsilin, miktar sınırlaması olduğu”ndan bahisle yapılan itirazın reddi gerekeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • kayıt gösteriliyor