Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda sadece davacı üçüncü kişinin ticari defterlerinin incelendiği, tarafların iddia ve savunmasında yer verilen hususlara ilişkin yeterli inceleme yapılmadığı- Bu durumda öncelikle, borçlu, üçüncü kişi ve dava dışı ... ... Şti.nin tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilmek veya yerinde inceleme yapmak ve ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile bilirkişi raporu alınarak, borçlu ve üçüncü kişi ile dava dışı ... ..Şti arasında bayilik sözleşmesi olup olmadığı, bu sözleşmeye uygun olarak devam eden ticari ilişkileri bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği- Öte yandan İİK’nin 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilinceye kadar geçerli haciz tutanağına göre haciz mahallinde bulunan borçlu şirkete ait tahsilat makbuzları ve tahsilat makbuzu defteri ile güncel olmayan evraklarla ilgili olarak davacı üçüncü kişi tarafından dava dışı ... ..Şti.nin isteği üzerine müşteri memnuniyeti açısından saklanılan evraklar olduğu dile getirilmiş, borçlu şirketin dava dışı ... ..Şti.ye borcu olup olmadığı ve haciz sırasında bulunan tahsilat makbuzlarında yer alan ödemelerin dava dışı ... ..Şti. ve borçlu şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, ondan sonra dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda, ... Ltd. Şti ortaklarının gerçek kişi borçlular olması nedeniyle haciz adresinde bulunuyor olmaları hayatın olağan akışına uygun kabul edilebilir ise de şirketin ticaret sicil kayıtları uyarınca 10.03.2016 tarihinde haciz adresinden ayrılmış olmasına rağmen 29.09.2016 tarihli hacizde hala adreste bulunuyor olmalarının sebebi açıklanamadığı- Davacının iş yerini devraldığını beyan ettiği dava dışı şirketin 2009 tarihinden 10.03.2016 tarihine kadar haciz adresinde faaliyette bulunduğu- Davacı üçüncü kişi şirket ise 2009 yılında haciz adresinde kurulmuş ve hala faaliyetine adreste devam etmekte olduğu, dolayısıyla davacı şirket ile dava dışı şirketin uzun yıllar aynı adreste aynı konuda faaliyet göstermiş oldukları da dikkate alındığında istihkak davasının reddi gerektiği-
Davacı üçüncü kişi vekili tarafından ............. tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen beyan dilekçesi ve ekindeki duruşma zaptına göre; ........... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı itirazın iptali davasının .......... tarihli duruşmasında itirazın iptali talebinin reddine karar verildiğinden eldeki davanın konusunun kalmadığının bildirildiği, bu durumda mahkemece dayanak icra dosya borcunun ödenip ödenmediği hususunun araştırılması gerekeceği, zira; bu dava kapsamında borçlunun borcunu ödediğinin anlaşılması halinde, davaya konu mallar üzerindeki hacizler kendiliğinden kalkacağından davanın konusuz kalacağı, bu durumda; mahkemece, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davanın esası hakkında karar verilmediğinden Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin "yargı harçları" başlıklı bölümünün "karar ve ilam harcı" başlıklı III. kısmının 2-a maddesi gereğince İlk derece mahkemesi kararında isabetli şekilde maktu karar ve ilam harcına hükmedilmiş ise de nispi istinaf harcı alınmasına karar verilerek süresinde harç yatırılmaması nedeniyle ek kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru olmadığından .........Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesince ......... tarihli ek kararın kaldırılarak davacının istinaf talebinin esastan incelenmesi gerekeceği-
Üçüncü kişi "haciz yapılan yerin borçluya ait olmadığı" iddiasındaysa, icra müdürü tarafından iddialar zapta geçirilerek, İİK 96 vd.'ndaki prosedürün uygulanması gerektiği- İcra müdürünün, borçlunun gösterilen adresinde talep üzerine gerektiğinde kilitli yerlerin (ev ya da işyeri kapısı) çilingir vasıtasıyla açtırılması suretiyle haciz işlemini yapmak zorunda olduğu- Gerek İİK 96 ve 99'a ilişkin şikayet, gerekse istihkak iddiası ayrı bir dava konusu olduğundan, hali hazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olmadığı- Adres farklı bile olsa, haciz yapılan yerde borçlunun faaliyette bulunup bulunmadığı ve o yerde borçluya ait herhangi bir evrak olup olmadığı ancak kilitli yerler dahil olmak üzere icra müdürlüğünce yapılacak araştırmayla ortaya çıkabilecek olduğundan yapılan işleme İİK. mad. 80/3 hükmünün cevaz verdiği-
Bozma ilamında davacı üçüncü kişi vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş olmakla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğmuş olup, davacı üçüncü kişinin alacaklı bankaya yönelttiği istihkak davasının reddine ilişkin kısmı ile ilgili bozma kararına uymuş olan mahkemece bu kısma ilişkin yeniden karar verilmesi temyiz hakkı vermediğinden davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekeceği-
İİK'nin 97/8. fıkrası uyarınca istihkak davası süresince 106. maddede düzenlenen satış isteme sürelerinin duracağı- Ancak üçüncü kişi tarafından dava açılmadan önce icra dosyası kapsamında süresi içinde davaya konu menkuller yönünden usulüne uygun satış talebi olmadığından, dava tarihi itibariyle İİk.106'daki altı aylık satış isteme süresi dolmuş olup, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin dava açılmadan önce kalkmış olduğu- Her ne kadar davalı alacaklı dava açıldıktan sonra satış talebinde bulunmuş ise de dava açıldıktan sonra talepte bulunulması hacizden itibaren işlemeye başlayan satış süresini kesmeyeceği- Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haczin bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği- Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiği-
Ariyet sözleşmesine dayanılarak istihkak iddiasında bulunulamayacağı- Davacı üçüncü kişi, dava dışı şirket ve borçlu şirketin ticari defter ve kayıtları ile tarafların sunduğu fatura, sevk irsaliyesi, sözleşmelere ilişkin tüm kayıtların getirtilerek davacı üçüncü kişi, dava dışı şirket ile haciz mahallinin bir kısmının kullanımı için kira sözleşmesi ile depolama sözleşmesi yaptığını iddia etmiş olduğundan anılan sözleşmelerin gerçekliğinin belirlenmesi açısından kira bedeli ve depolama hizmet bedeli fatura ve varsa ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması; mahcuzlar bakımından ise dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunun sadece stok durumu nazara alınarak düzenlendiği anlaşıldığından, davacı tarafından sunulan fatura ve sevk irsaliyelerinin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, mahcuzların fatura ve sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığı, davacı üçüncü kişi ile borçlu ve dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı hususlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, ayrıca taraflarca dava ve cevap dilekçesi ile birlikte tanık deliline dayanıldığı, davalı alacaklı tarafından cevap dilekçesinde isim ve adresleri bildirilen tanıkların dinlenip karar verilmesi gerektiği-
Boş bir alan olan haciz mahallinin üçüncü kişinin kullanımında olduğuna dair dava dışı şirkete ait ekmek fabrikasının eklentisinde yer alan arsanın boş kısmının üçüncü kişi tarafından malzeme muhafaza etmek üzere kullanılması için izin verildiğine ilişkin .......... tarihli belgeye dayanıldığı, yargılamada dinlenen tanık ...’in üçüncü kişinin komşusu olan dava dışı firmada müdürlük yaptığının, şirketin arsasına üçüncü kişinin mermerlerini bıraktığı şeklindeki beyanı ile üçüncü kişinin delil olarak dayandığı belgeyi doğruladığının anlaşıldığı, ayrıca, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre, haciz yapılan yer ile üçüncü kişinin vergi dairesinde kayıtlı adresi arasında 4 km mesafe olup malzeme bırakılması için 4 km’ lik mesafenin makul olarak görülmesinin gerektiği, bu durumda mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK’nin 96. maddesi gereğince üçüncü kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği- Mülkiyet karinesi aleyhine olan davalı alacaklının, vergi dairesi kayıtları, tanık, icra dosyası ve hacze konu mahcuzları borçluya sattığına ilişkin faturaya dayandığı, üçüncü kişi de hacze konu menkulleri borçludan satın aldığına dair fatura sunmuş olup, anılan fatura ve fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin makbuzlar, yine fatura bedeli için verilen çeklerin ödendiğinin Banka tarafından teyit edilmesinin üçüncü kişinin lehine olan karineyi desteklediği, alacaklı tarafından borçlu ile üçüncü kişi arasında yapılan satışın muvazaalı olduğuna dair dosya kapsamına güçlü ve inandırıcı delil sunulamadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerektiği-
İstihkak davalarında davanın esasına yönelik karar verildiği hallerde karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceği, bununla birlikte dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanması gerekeceği-