16.12.2022 tarihinde alacaklını talebi ile yapılan haczin, takibe konu dayanak bonoda keşide yeri olarak yazılan adresde yapıldığı, bu adresin aynı zamanda borçlu A. A'nın ticaret sicili adresi olduğunun görüldüğü- Bu durumda, mahcuzların borçlunun elinde bulunduğunun ve mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, icra müdürlüğünce haczin İİK'nın 96-97. maddelerine göre yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı-
Dava konusu haciz, davacı 3. kişi şirketin ticaret sicil adresinde yapılmış olup borçluya ödeme emrinin farklı bir adreste tebliğ edildiği uyuşmazlıkta, borçlu şirket haciz mahallinde daha önce faaliyet göstermişse de, ticaret sicil kayıtlarına göre anılan şirketin borcun doğumundan (kredi sözleşmesi kat edilme tarihinden) çok önce haciz adresinden ayrıldığı, haciz mahallindeki tabelada davacı 3. kişinin unvanının yazılı olduğunun tutanakta belirtildiği, buna rağmen borçlu adına evraklar bulunduğu belirtilmiş ise de, belgelerin güncel olmadığı, yine haciz mahallinde dava dışı şirkete ilişkin bulunan evrakların da güncel olmadığı, anılan dava dışı şirketin haciz mahallinde faaliyet gösterirken borcun doğumundan önce ayrıldığının anlaşılmış olduğu- Davacı 3. kişi şirket, borcun doğumundan sonra kurulmuşsa da, borçlu ile 3. kişi şirket ortakları arasında benzerlik olmadığı, akrabalık bağı bulunduğuna dair dosya da bir delil de bulunmadığı- Haciz mahallinde hazır bulunan şahıs "haciz mahallinin borçludan devralındığını" beyan etmiş ise de ticaret sicil kayıtlarına göre, anılan şahsın borçlu şirketin yetkilisi veya ortağı olmadığı, kaldı ki, devredilen işletmede haciz yapılabilmesi için, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesi gerektiği- Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabileceği- Alacaklı yanca, mal kaçırmak amacıyla borçlu ile 3. kişi arasında danışıklı işlemler yapıldığı ispat edilmemiş olduğundan, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiasının geçerli olmadığı- Dava konusu haciz, davacı 3. Kişinin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmakla birlikte anılan adres borçlunun da şube adresi olduğu, iki ayrı hacizde yapılan evrak araştırmasında; .. noter onaylı, borçlu ile davacı arasında düzenlenen işyeri açma ve ruhsat devir belgesi, belediye tarafından borçluya verilmiş işyeri açma ve ruhsat belgesi, borçlu ile davacı arasında tarihli kira sözleşmesi, borçluya ait duvarda asılı lpg otogaz istasyonu sorumlu müdür belgesi, makine mühendisleri odasının düzenlediği ıslak imzalı kayıt belgesi, borçlu şirkete kesilen sevk irsaliyesi, borçluya ait bir kaç adet açık kargo gönderisi, borçluya ait EPDK'nın bayilik lisansı ve lpg otogaz bayilik lisansının yönetim odasında asılı olduğu, borçluya düzenlenen servis raporu bulunması ve haciz anında beyanı alınan çalışanın borçlu firmada daha önce çalıştığını beyan etmesi, davacı 3.kişi şirketin, borcun doğum tarihinden sonra kurulması karşısında, davacı ile borçlu arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı ve muvazaanın varlığının kabulü gerektiği-
Şikayete konu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanının üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, yani, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı- Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, alacaklının İİK’nın 97-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı, şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olduğu ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği- Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan önce kesinleştiğinden, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcının ve nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiği-
İflas kararı kesinleştiğinden borçlu şirket yönünden, İİK m. 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği- İstihkak davası konusuz kaldığında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca asıl alacak miktarı ile haczedilen menkulün değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak hesaplanacak nisbi vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerektiği- Mahkemece öncelikle haciz tutanağında mahcuzun değeri belirtilmemiş olduğundan, bu eksikliğin İcra Müdürlüğünce ikmali sağlanarak asıl alacak miktarı ile mahcuzun değerinden hangisi az ise bu değer üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiası-
Mahkemece, davacı üçüncü kişi ile borçlu şirketin ticari defterleri getirtilerek ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü fatura ve ödeme belgeleri esas alınmak sureti ile makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine gerektiğinde yerinde keşif yapılmak sureti ile inceleme yaptırılarak, faturanın ticari defterlere işlenip işlenmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediğinin ticari defter ve kayıtlara göre netleştirilmesi, haczedilen menkullerin davacının dayandığı faturalarda belirtilen menkuller olup olmadığının belirlenmesi, borçlu ile üçüncü kişi arasında devam eden cari ilişki olup olmadığının denetlenmesi, öte yandan davadışı şirketin ticari defterlerinin de getirtilerek veya yerinde inceleme yetkisi verilerek delil olarak dayanılan finansal kiralama sözleşmeleri, devir bedeli, satış sözleşmesi ve ödemeleri yapılıp yapılmadığının anılan defterlerden tespitinin yapılması, belirtilen hususlarının duraksamaya ver vermeyecek şekilde netleştirilmesi ve ondan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararının, istihkak iddiası hakkında verilen karardan sonra kesinleştiği, bu durumda, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcının ve nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekeceği-
UYAP sisteminden yapılan kontrolde; icra müdürlüğünün ................... tarihli kararı ile haricen tahsil ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve tahsil harcının yatırıldığı, dosyanın infazen kapatıldığı anlaşıldığından, mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerektiği-