İşyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, TTK mad. 1472 uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkin görülen davada; davacı sigorta şirketinin, bu davayı sigortalısının halefi olarak açması nedeniyle, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınacağı, bu sebeple davacı sigorta şirketinin sigortalısının tüzel kişi tacir olması, davalının da faaliyetlerini özel hukuk hükümlerine göre sürdüren tacir tüzel kişilerden olması; davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin ise haksız fiilden doğması karşısında, tacirler arasındaki haksız fiilden doğan davalarda TTK'nın sair hükümleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının da Asliye Ticaret Mahkemesin'de görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Görevkonusunda mahkemenin yargılamanın her aşamasında resen hareket edeceğinden, somut olayda davacıların murisi ile davalı sigorta şirketi arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olduğu dolayısıyla davanın ticari dava ve görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu göz önünde tutularak Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği-
Somut olayda davalı davacıya çarpan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, zorunlu mali sorumlumluluk sigortaları TTK'da düzenlendiğinden TTK mad. 5 uyarınca ticari iş sayıldığından, dava ticari dava olmakla asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunduğu-
Asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölüm olmayıp görev ilişkisi olduğu- Göreve ilişkin kuralların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği- Türk Ticaret Kanun'unda düzenlenen hususların ticari dava olduğu ve ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu-
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalılar arasında Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı da bulunduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklı davalar ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunduğu-
Sigorta şirketinin, davayı sigortalısının halefi olarak açtığından bahisle, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiği- Sigortalı ile zarar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı, HMK mad.4'e göre davada "Sulh Hukuk Mahkemesi"nin görevli olduğu-
6102 sayılı TTK'ya eklenen geçici 9. maddesi uyarınca göreve ilişkin hükümlerin 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmayacağı-
İİK'nın 89. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin davanın genel mahkemede değil "icra mahkemesinde" görülmesi gerektiği-
Gerekçeli kararın davacı vekilin işyerindeki çalışanına verilerek tebligatın yapıldığına ilişkin, SGK kayıtları ile vekilin işyerinin bulunduğu yerde yapılan kolluk araştırması sonucunda davacı vekilinin daimi çalışanının bulunmadığı tespit edildiğinden, gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olduğu-
Davacı Kurum'un, davalının eşine yapılan ödemelerin yersiz olduğu ve bu ödemelerden davalının da sorumlu olduğu gerekçesiyle haksız fiil hükümlerine göre zararın tahsilini talep ettiği davada, 5510 sayılı Kanun’un 56/son ve 96. maddesi, yapılan yersiz ödemelerin hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı almak amacıyla boşanan eşten geri alınmasını düzenlemekte olup, davacı kurum ile davalı arasında sigortalılık ilişkisi bulunmadığından ve davalının eski eşi ile Kurum arasında sigortalılık ilişkisinin kurulması, davalıya 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesi bağlamında herhangi bir sigortalılık statüsü kazandırmadığından iş mahkemelerinin görev konusuna giren bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile ilişkin hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği, davanın iş mahkemesinde değil genel mahkemede görülmesi gerektiği-