Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine başka adresi bilinmiyor diyerek doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılmasının yasaya aykırı olacağı ve bu davranış aynı zamanda muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına geleceğinden, ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna karar verilerek, borçlunun öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarihe göre 5 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı tespit edildiği taktirde icra takibine itirazlarının esasının incelenmesi gerektiği-
İcra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamayacağı- Kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunulmadığından davalı kiracının temerrütünün gerçekleştiği-
Davalı kiracıya dava dilekçesinin Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi” nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmediğinden tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemeyeceği- Komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule uyulmadığı-
İhalenin feshini talep eden borçlu yabancı uyruklu olduğundan, adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin hükümlerin kendisi hakkında uygulanamayacağı ve ipotek akit tablosunda yazılı adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligatların yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı-
Şikayetçinin menfaatinin muhtel olmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilemeyeceği- İlanın bir suretinin borçlu, alacaklı ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ edileceği- Taşınmazda pay sahibi olan kişiye satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu- Tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-
İcra dairesince borçluya yeni ödeme emri tebliğ edilmedikçe ve ödeme emrinde belirtilen ödeme süresi geçmedikçe alacaklı tarafça haciz istenmeyeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizlerin de geçersiz olması gerekeceği-
Kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılması, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılması gerektiği- Borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmaması nedeniyle yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebliğ memurunun ödeme emrinin tebliğinde; imzadan imtina eden komşunun ismini almadan ve muhatabın adreste bulunmama sebebini, borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden "çarşıda" şeklinde matbu kaşe ile tebligat parçasını kaşeleyerek muhtara tebliğ ve fişi kapıya yapıştırması ile yaptığı tebliğin usulsüz olacağı ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Davalıya gönderilen dava dilekçesi Teb. Kan. mad. 21'e göre tebliğ edilmiş ise de, muhatabın adreste bulunmama sebebi sorulan komşusunun imzadan imtina ettiği açıklanmadığı gibi imzası da alınmadığından yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Ödeme emrinin TK’nun 21. maddesi uyarınca takip borçlusu-davalı asile tebliğ edildiği ve davalı asilin havale tarihli dilekçesi ile faiz oranına itiraz ettiğinin anlaşıldığı, bu itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece, ödeme emrinin takip borçlusu davalıya tebliğ tarihi, itiraz tarihi, itirazın alacaklıya tebliği ve tüm icra dosyası kapsamı hep birlikte incelenip, somut olayda dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği-