İİK. 149 uyarınca, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi kullanana kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın gönderilmesi gerektiği- Hesap kat ihtarı dört farklı adrese tebliğ edilmişse de, borçlunun ipotek senedindeki adresine gönderilen tebligatla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesince karar gerekçesinde "...nin imzadan imtina ettiğinin tebligat mazbatasına yazılmadığı belirtilmişse de, tebligat mazbatasında komşunun imzadan imtina ettiği şerhinin yer aldığı ve yine borçlunun "...isminde bir komşusunun bulunmadığı" yönünde bir iddiasının da olmadığı, dolayısıyla yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu-
Dava dilekçesinin davalı ...’e usulüne uygun tebliğ edildiğinin söylenemeyeceği- Davalı ...’in ilgili adreste bulunmama sebebi yeterli araştırma yapılarak açıkça mazbataya yazılmadığı- Haliyle, davalı ...’in cevap dilekçesini sunması için Yasada öngörülen sürenin, usulsüz tebligat nedeniyle 21.12.2015 tarihinde başlamayacağı-
Satış ilanı borçlunun mernis adresine çıkartıldığı gibi, ihalenin feshi dilekçesi ve ekindeki vekaletnamede de borçlu adresi olarak aynı adresin gösterildiği, bu yönüyle de yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu; öte yandan ilk derece mahkemesince ihale konusu 12 no’lu parselin yüzölçümünün satış ilanında fazla gösterildiği iddiası borçlu lehine olup, borçlunun bunu ileri sürmesinde hukuki yararı olmadığından, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetli görülmediği-
Bilinen adresin birden fazla olması halinde, alacaklı yanca ikamet adresine tebligat çıkarma zorunluluğu olmadığı, somut olayda alacaklı yanca bilinen iş yeri adresine tebligat çıkarıldığı, bilinen adres kavramının dar yorumlanamayacağı, buranın iş yeri adresi olmadığının borçlu tarafından iddia edilmediği, ancak dosyayla irtibat kurulamayan, ilgisiz bir adres tebligat çıkarılması durumunda bu hususun gündeme getirilebileceği, dolayısıyla şeklen de usulüne uygun olan tebligata yönelik şikayetin reddi gerektiği-
İİK'nun 5. maddesi uyarınca maddi tazminat-
Trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle manevi tazminat-
Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat-
Borçlu …. Ltd. Şti.’ye çıkarılan hesap kat ihtarının “yetkili ........ imzadan imtina ettiği için ilgili evrak ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, kendisine tebliğ evrakı teslim edilen muhtarın adresini ihtiva eden ve muhatabın tebligatı muhtardan alabileceğini bildiren ihbarnamenin borçlunun kapısına yapıştırılmadığının tebliğ mazbatasındaki açıklamadan anlaşıldığı, dolayısıyla, anılan hesap kat ihtarı tebliğinin Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 31. maddelerinde öngörülen usule aykırı olduğu, o halde, üst sınır ipoteğine dayalı olarak yapılan takipte, borçluya hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve bu nedenle icra emrinin iptali gerekeceği-
Taşınmaz malikinin ipotek senedinde yer alan adresine gönderilen tebligatın iade edilmesi üzerine, alacaklının ipotek senedindeki adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre icra emrinin tebliğ edilmesinin yerinde olduğu-
Muhatabın adresten kısa süreli mi yoksa geçici olarak mı ayrıldığı Teb. K. mad. 21/1'de yazılı kişilerden sorulup tevsik edilmeden yapılan tebligatın usulsüz olduğu, haber verilen kişinin isim ve imzasının alınmamasının da usule aykırı olduğu- Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılacağı ve muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi olarak kabul edileceği- Şikâyetçinin yaptığı kıymet takdirine itiraz yasal 7 günlük sürede olduğundan, kıymet takdirine itiraza ilişkin hususların ihalenin feshinin istenmesi sırasında değerlendirilmesi gerektiği- Kıymet takdirine itiraz tarihinde yatırılan gider avansı mahkemece yeterli görülmemişse de, kıymet takdirine itiraza ilişkin dilekçe üzerine itiraz edene yatırması gereken bakiye masraflarla ilgili not yazılmadığı, şikâyetçiler vekiline bakiye gider avansının yatırılması için tensip tutanağı ile şikâyet tarihinden itibaren 7 günlük süre verildiği görülmekle, tensip tutanağının şikâyetçiler vekiline tebliğ tarihine göre, mahkemece yasal 7 günlük sürenin geçmiş bir tarihten başlatılmış olduğu ve tebliğ tarihi itibariyle 7 günlük sürenin dolduğu anlaşılmakta olup, verilen süre içinde bakiye gider avansının yatırılmasının mümkün olmadığı ve bu hâlde şikâyetçiler vekiline bakiye gider avansının yatırılmasına ilişkin usulüne uygun bir süre verildiğinden söz edilemeyeceği- Usulüne uygun olarak yapılmış olan kıymet takdirine itirazın mahkemece değerlendirilmeden usulden reddi sonrasında, satış dosyasında alınan kıymet takdir raporunda belirlenen muhammen bedel esas alınarak satış gerçekleştirilmiş ve takdir edilen kıymetin düşük olduğu ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmüş olduğuna göre, mahkemece ihalenin feshi istemi sırasında kıymet takdirine itirazın değerlendirilmesi gerektiği-
