Bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, davanın bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği ve HMK. mad. 16 uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabileceği- 2918 sayılı KTK'nın 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davaların, ihtiyari ve zorunlu sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği- KTK'nın 110. madde son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği kuralının kesin yetki kuralı olmadığı ve davacıya tanınan bir seçimlik hak olduğu- Davacının, davasını genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirisinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkemede açtığı durumda seçme hakkının davalılara geçeceği- HMK. mad. 19 uyarınca, yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği-
Para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, davacının ikametgahı mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddi gerektiği-
Davalının yerleşim yerinin ''...... adresi olduğu, davalının dilekçede bildirilen iş adresinin ... olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinde gösterilen adres itibarıyla da, genel yetki kuralları uyarınca ... Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olmadığı, HMK mad. 6/1 hükmüne göre davaya bakmaya ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dilekçenin yetki yönünden reddi, kararın kesinleşmesini müteakip yasal sürede talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi yönünde verilen kararın isabetli olduğu-
İİK'nda itirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığı- Davacı taraf HMK. mad. 6 gereğince genel yetkili mahkeme olan davacının dava tarihindeki yerleşim yerinde dava açtığından, genel yetkili olan bu mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi halinde, yetkili mahkemenin hangisi olduğunun da gerekçelendirilerek kararda gösterilmesi gerektiği (HMK. mad. 19/3)- HMK zamanında açıldığı davada, HMK. mad. 331/2 uyarınca, yetkisizlik kararı veren mahkemece davalı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
HMK. mad. 6 uyarınca yetkili mahkemenin genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu-
İstihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılmasının mümkün olduğu, davalının birden fazla olması halinde davanın, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği-
Tasarrufun iptali davası davalı borçlunun yerleşim yeri adresinde açıldığından, HMK'nun 7/1 maddesi gereğince mahkemenin yetkili olması nedeniyle davanın esasına girilmesi gerektiği- Tasarrufun iptali davası gayrımenkulün aynına ilişkin dava olmayıp şahsi dava niteliğinde olduğundan, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmadığı- Haksız fiile ilişkin davalardaki yetki kuralının kesin yetki olmayıp seçimlik yetki olduğu-
Davalılar ayrı ayrı aldıkları ek cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş, ancak davalı üçüncü kişi şirket vekili ortak yetkili mahkeme olarak bir mahkeme ismi belirtmemiş olup, bu nedenle ileri sürülen yetki itirazının geçersiz olduğu- Zorunlu dava arkadaşı olan borçlu ve üçüncü kişinin yetki itirazını birlikte ve geçerli olarak yapmaları gerekirken, üçüncü kişinin yetki itirazı geçersiz olduğundan borçlunun yetki itirazının üçüncü kişiye sirayet etmesinin mümkün olmadığı- Davalı üçüncü kişi yargılamaya devam ettiğinden, HMK'nun 60/2 cümlesinin uygulama imkanı da bulunmadığı- Mahkemece, bu halde yetki itirazlarının dikkate alınmaması gerektiği-
Davalı dördüncü kişi şirketin ticaret sicil adresinde bulunduğu yer mahkemesinin de tasarrufun iptali davasına bakmakla yetkili olduğu (HMK. mad. 7)-
Tasarrufun iptali davalarında, genel yetki kuralının uygulanması gerektiği ve HMK. mad. 7/1 uyarınca, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği- HMK. mad. 14 gereğince, bir gerçek ve veya tüzel kişinin başka bir yerde şubesi varsa o şubenin işlemlerinden dolayı şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceği- Dava konusu alacağa ilişkin faturalarda borçlu şirketin adresi olarak şube adresinin yer aldığı, dava konusu ödeme emrinin borçlu şirkete bu şube adresinde tebliğ edildiği ve borçlu şirketin Ankara'daki şube adresinde haciz yapıldığı anlaşıldığından, davanın yetkili Mahkemede açıldığı kabulü gerektiği-
