Borçlunun haciz (ya da; ihtiyati haciz) sırasındaki ikrarının takip hukuku bakımından geçerli olup, borçluyu -icra takibinde ve icra mahkemesinde bağlayacağı, borçlunun bu ikrarından -"ikrarın baskı altında yapıldığı" iddiası ile- dönemeyeceği–
İhtiyati haciz uygulanırken borçlunun ‘dava ve itiraz hakkını saklı tutarak’ borca mahsuben yaptığı ödeme nedeniyle, ‘borcu kabul ettiği’ sonucuna varılamayacağı–
2675 sayılı MÖHÜK’un 31. maddesinin (şimdi; 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinin) özüne ve sözüne uygun bir şekilde düzenlenmiş bir ‘yetki anlaşması’ ile Türk mahkemelerinin yetkisinin kaldırılabileceği ancak Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetkisini belirleyen kuralları ‘kamu düzeni’ veya ‘münhasır’, ‘kesin’ yetki esasına dayanılarak tayin edildiği hallerde, tarafların yabancı bir ülke mahkemesini ‘yetki anlaşması’ ile yetkili kılamayacakları, Türk mahkemesinden alınan ihtiyati haciz kararının cebri icra yolu ile uygulanmasına dair yetkinin, devletin kendi ülkesi üzerinde hakimiyet tasavvufunda bulunabilme iktidarının bir görünümü olduğundan, ‘münhasır’ ve ‘kesin’ yetkilerden olduğu–
Geminin ‘sefere hazır olup olmadığı’ hususunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği, haciz gerekçesi ile de olsa –ihtiyati haciz kararından çok sonra kira akdi, gemi sicilcisine şerh edilmiş olsa dahi- kiracının zilyetliğini kaldıracak şekilde ‘seferden men kararı’ alınarak, geminin yediemine teslim edilemeyeceği böyle bir uygulamanın TK’nun 890 ve BK’nun 255/2 maddesine aykırı olacağı–
İhtiyati haciz kararı kaldırılmış olmadıkça, borçlunun takibe itirazının sadece takibi olduğu yerde durduracağı, ancak daha önce konmuş olan haczi kaldırmayacağı–
İcra takibi başlamadan önce, infaz memuru olarak tayin edilen icra memurunun ihtiyati haczin uygulanmasıyla ilgili işlemden doğan uyuşmazlığın icra mahkemesine değil, ihtiyati haciz kararını veren mahkemede çözümleneceği–
İhtiyati hacizin -İİK. mad. 264 uyarınca- icrai hacze çevrilmesinden sonra, ödeme emrini alan borçlunun buna itiraz ederek takibi durdurmuş olması, "İİK. mad. 261 uyarınca" daha önce yapılmış (uygulanmış) olan ihtiyati hacizleri hükümsüz hale getirme
İhtiyati haciz "takip" olmadığı için, konkordato mühleti içinde borçlu hakkında uygulanabileceği–
Borçlunun ihtiyati haciz sırasındaki ikrarının hukuki niteliği ve bağlayıcılığı–
Alacaklının, ihtiyati haciz kararının uygulanması için -karar tarihinden itibaren on gün içinde- "ihtiyati haciz kararını vermiş olan mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine" başvurmak zorunda olduğu, aksi taktirde ihtiyati haciz kararının hükümsüz hale geleceği–