İhtiyati haciz kararının infazı sırasında borçlunun ikrarının, takiple birlikte doğacak olan itiraz ve dava hakkını ortadan kaldırmayacağı, hukuken itiraz olanağının elde edilmesinden önce ve icra takip işlemi niteliği taşımayan ihtiyati haczin infazı aşamasında yapılan ikrarın ve buna bağlı kısmi ödeme ile ödeme taahhütlerinin harici ikrar niteliğinde olup, 1086 sayılı HUMK. 236/son gereğince, hâkimin ancak, mahkeme haricindeki ikrarı teyit edecek delil ve emare mevcut ise buna binaen hüküm verebileceği; bu nedenle de borçlunun elindeki senetle birlikte ödeme emrinin tebliği ile doğan imzaya itiraz ve dava hakkını ortadan kalkmayacağı- İhtiyati haciz kararının açıklanan niteliği yanında bu kararın infazının mahiyeti de gözetildiğinde, borçlunun bu sırada yaptığı ikrarın müzayaka altında yapıldığının da gözden uzak tutulmaması gerekeceği-
İhtiyati haciz kararının alındığı yerde de -ihtiyati haciz kararının itiraz üzerine kaldırıldığına ilişkin bir karar ibraz edilmedikçe- icra takibi yapılabileceği–
İİK.nun 50. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HUMK.nun 12. maddesi uyarınca alacaklının ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yargı çevresi içindeki icra dairesinde takipte bulunabileceği– İhtiyati haciz kararının verildiği yerdeki icra dairesinde de takip yapılabileceği–
İhtiyati haciz kararının yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ve HUMK.un 101 vd. (şimdi; HMK.'nun 389 vd.) maddelerinde düzenlenen ‘ihtiyati tedbir benzeri’ ancak ondan daha etkili bir tedbir işlemi olduğu, bir ‘taip işlemi’ niteliğinde bulunmadığı–
İcra takibinden sonra ve takibe itiraz edilmiş olması halinde dahi, tedbir niteliğinde olan ihtiyati haciz kararı alınıp, itiraza uğrayan takip dosyasında uygulanabileceği–
