İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği davada, dinlenen davalı tanıkların somut ve ayrıntılı beyanlarında davacının mesai arkadaşlarına hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği yönündeki ifadelerinin, davalı işverenin haklı feshini ispatladığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerektiği- 
Kıdem tazminatı ile bir takım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilinin talep edildiği davada; davacının, davalıya gönderdiği ihtarda yer alan fesih sebebi ile bağlı olup bu sebepleri değiştiremeyeceği, ihtarda da ileri sürülen hususları da ispatlayamadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği- 
Davalı asıl işverenin davayı, davacının çalıştığı alt işverene ihbarını talep etmesi HMK. 61 uyarınca mümkün olduğundan, alt işverene 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince tebligat yapılması ve davanın ihbar edilmesi, ihbar sonrasında dava dışı şirket tarafından delil sunulduğu takdirde değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekeceği-
İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, süresi belirli olsun veya olmasın işçinin, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği-
Kıdem tazminatı talebiyle açılan davada, taraflar arasındaki iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunduğu- Davacının 12.09.2008 tarihinde işverene verdiği imzalı dilekçesi ile işten ayrıldığı, ve dilekçede verdiği ihbar süresinde haklı sebeple fesih hakkını saklı tuttuğunu da belirtmediğinden, istifa dilekçesine değer verilip davanın reddi gerektiği- -
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücreti kayıtlara göre brüt ..TL kabul edilmiş ise de davacının ücretinin net ..TL olduğu her iki tarafın kabulünde olup uyuşmazlık konusu da olmadığı ve hu husus gözetilmeden alacakların net ..TL yerine brüt ücretten hesaplanmasının hatalı olduğu- 
Kıdem tazminatı alacağının tahsili talebiyle açılan davada, davalı işverence işyerinde tespit edilen bir kısım usulsüzlükler sonrası kanuni şikayet hakkının kullanılacağının bildirilmesi dışında istifa iradesinin fesada uğratıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmış olup işverence şikayet yoluna başvurulacağının bildirilmesi istifa iradesi üzerinde baskı olarak nitelendinlemeyeceği dolayısıyla davacının feshe dair iradesinin sakatlandığını ispat edemediği gözetilerek iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğinin anlaşılmasına göre kıdem tazminatı isteminin reddi gerektiği- 
Davacının İş K. mad. 25/2-e'de yer alan işverenin güvenini kötüye kullanmak suretiyle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, bundan mütevellit davalı tarafından yapılan feshin haklı olduğunun kabulü ile kıdem-ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği-
İhbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada, davacının geçerli mazereti olduğunu belgeleyemediği tek gün olup davalının feshi haklı sebebe dayanmadığından, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerektiği- 
İşçinin, ücretinin bir kısmını -4857 s. Kanun’un 33. maddesinde öngörülen- ücret garanti fonundan alabilecek olmasının, işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmayacağı- Davacı işçi, istifa dilekçesinde somut bir neden belirtmemiş olup, “özel nedenlerden dolayı” işten ayrıldığını bildirmiş, dava dilekçesinde ise, "işçilik alacaklarının ödenmemesi" nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüş olup, istifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda, işçinin dava dilekçesinde somut nedenleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ve bu halde de, istifanın ardındaki gerçek durumun araştırılması gerektiği- Davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediği ve mahkemece, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verildiği görüldüğünden, 9 yıldan fazla çalışması bulunan bir işçinin haklarını ortadan kaldıracak şekilde istifa ederek işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu da değerlendirildiğinde, istifa dilekçesinin işçinin gerçekte istifa iradesini aksettirmediği, işçinin fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile davacının kıdem tazminatının hesaplanıp, hüküm altına alınması gerektiği-