Davalı tarafından imzalanan "teminat senedi" başlıklı belgenin, oğlunun borcuna karşılık taşınmaz devrini vaat ettiği ve bu belgenin TBK m. 196 anlamında bir borcun üstlenilmesi (dış üstlenme) sözleşmesi niteliğinde olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan somut olayda; taşınmaz devri vaadi resmi şekle tabi olduğu için bu kısım geçersiz olsa bile, asıl amaç borcun üstlenilmesi olduğundan sözleşmenin alacak talebi yönünden geçerliliğini koruduğu ve mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği- "Davaya konu sözleşmenin ön sözleşme (TBK m. 29) mahiyetinde olduğu ve dolayısıyla bu sözleşmenin de ileride kurulması planlanan taşınmaz devri sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşıması gerektiği, resmî şekilde yapılmayan sözleşmenin geçerli kabul edilemeyeceği" şeklindeki karşı görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
  • kayıt gösteriliyor