Adi ortaklık adına şikayetin ortaklardan herhangi biri tarafından açılması zorunlu olduğu; tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık adına yapılan şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle icra mahkemesince re'sen reddine karar verilmesi gerektiği- Adi ortaklıkta her ortak şirketin iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklılarının, borçlu ortağın şirketteki, yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan kar payını haczettirebileceği ve adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczinin mümkün olduğu-
Tarafların birbirlerine noter aracılığı ile gönderdiği ihtarnameler, davacının ... Mahkemesi aracılığı ile adi ortaklığa konu tesiste bulunan malların tespitine ilişkin talebi, davacının davalı tarafından çiftliğe alınmadığına ilişkin tanık beyanları da nazara alındığında adi ortaklığın devamının imkansız hale gelip, ortaklığın devamında tarafların bir menfaatinin kalmayıp, taraflar arasındaki iç ilişkide güven unsurunun ortadan kalktığı anlaşılıp davacı adi ortaklığın tasfiyesini talep etmiş olup, davalı taraf da ortaklığın devamı yönünde bir irade göstermemiş olduğundan adi ortaklığın feshine karar verilmesi gerektiği-
3. HD. 03.05.2016 T. E: 2015/17355, K: 6967-
3. HD. 27.04.2016 T. E: 2015/11472, K: 6667-
3. HD. 26.04.2016 T. E: 2015/14554, K: 6557-
Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürüleceği, borçların ödeneceği, sermaye değerleri ortaklara iade edileceği ve geri kalan meblağın ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacağı- Ortaklar tasfiyeyi istememiş olsalar bile, ortaklık sona ermekle kendiliğinden tasfiye aşamasına girileceği- Tasfiyede sözleşme özgürlüğü esasının benimsenmesinin bir sonucu olarak ortakların; ortaklığın tasfiyesi bakımından kanundaki hükümlere uygun tasfiyeyi kendi aralarında anlaşarak gerçekleştirebileceği, ancak tasfiye husunda ortaklar anlaşamazlar ve tasfiye istemi ile mahkemeye başvururlarsa, bu durumda tasfiyenin mutlaka mahkeme tarafından bizzat gerçekleştirilmesi gerektiği-
3. HD. 12.04.2016 T. E: 2015/12965, K: 5644-
3. HD. 03.03.2016 T. E: 2015/5232, K: 3163-
Adi ortaklık ilişkisinin, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona ereceği- Tazminat davasında, adi ortaklık sözleşmesi incelenerek, ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakılması, hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması; böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerinin istenmesi; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atanması gerektiği-
Adi ortaklıktan ortaklar arasında elbirliği halinde mülkiyet olduğundan, ortağın hissesinin haczi mümkün olmayıp, ancak tasfiye payının haczinin mümkün olduğu- Tasfiye payının haczi için ortakların muvafakati gerekmediği ve adi ortaklık sözleşmesindeki "ortakların işin bitimine kadar ortaklıktan ayrılamayacaklar"ına ilişkin kararlaştırmanın, ancak "ortaklar arasında" hüküm ifade edeceği- Yasal koşullar oluştuğunda üçünü kişinin de ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyebileceği ve bu bağlamda borçlu ortağın tasfiye payına haciz konulabileceği- Bir ortağın tasfiye payına haciz konulmasının, adi ortaklığın fesih ve tasfiye sebebi olduğu- Mahkemece, adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi halinde, tasfiye işlemlerinin de mahkemece yaptırılması gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor