Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği- Hükmedilen tazminat oranları 1.820 TL 'nin altında olduğundan ve HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinin yürürlüğünden sonra verildiğinden, hükmün kesin nitelikte olduğu- Nüfus kaydında desteğin bekar olarak öldüğü anlaşılmakta olup bilirkişi raporunda ise şahsın vefatı nedeni ile destek tazminat hesaplaması yapılırken dul ve 1 çocuklu olduğu belirtildiğinden ve halen sağ olan çocuk için pay ayrılmadığından şahsın nüfus kayıtlarına bakılarak eğer bir çocuklu ise bu çocuğa da pay ayrılması gerektiği- Kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerektiği-
Hatır için taşımalarda belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiği- Desteğin -müterafik kusuru olup olmadığının araştırılarak- müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması hususunun tartışılıp sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Temyiz kesinlik sınırının 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890 TL'ye çıkarıldığı-
Davalıların maliki, sürücüsü ve kiralama yoluyla işleteni olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisinin öldüğü olayda, 1.500,00 TL 'lik manevi tazminatın az olduğu-
Soybağının reddine ilişkin davanın, aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerince "aile mahkemesi" sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği-
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya ilişkin istisnalar arasında sayılmayan bir usuli işlem ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerektiği- Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar verileceği; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştiremeyeceği-
Yerel mahkemece verilen direnme kararına yönelik olarak yeniden inceleme yapılması neticesinde; mahkemece hükme esas alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli nitelikte olduğu, mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinde de belirttiği üzere raporun sadece araçta oluşan hasarın belirlenmesi için alındığı-
Davanın tenfizine karar verilen yabancı mahkeme ilamı gereğince davalıya yapılan fazla ödeme tutarı ile davalının uhdesinde olduğu iddia edilen hisse senetlerinin iadesine ilişkin olduğu - Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ayrı ayrı görevsizlik kararı verildiği - Bu kararların temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın merci tayini için Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderildiği ve Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli yargı yeri olarak belirlendiği - Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esasına kaydı üzerine Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce esasa ilişkin verilen kararın temyiz edildiği- Dairemizce davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış istirdat davası olduğu ve uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın resen görev yönünden bozulması üzerine mahkemece bu bozmaya uyularak görevsizlik kararı verildiği, merci tayini kararları kesin olup bu karar davaya daha sonra bakacak olan yerel mahkemeler ve Yargıtay Daireleri bakımından bağlayıcı olduğu- Bu bakımdan, merci tayininden sonra göreve ilişkin bozma yapılamayacağından, 17. Hukuk Dairesi'nin sözü edilen kararında yargı yeri olarak belirlenen ticaret mahkemesince davanın esasının incelenip karar verilmesi gerektiği- Dairemizce maddi hataya dayalı olarak verilen görev yönünden yapılan bozmaya uyulması gerektiği- Temyiz eden yararına usuli müktesep hak oluşmayacağı- Kararın bozulması gerektiği-
Mahkemece davanın reddine karar verilip davadan el çekildikten sonra taraf vekillerince verilen dilekçelere istinaden ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine, davalı yana vekalet ücreti tayin ve takdirine yer olmadığına karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı-
