Yerel Mahkeme'nin, bozmadan sonra usulüne uygun olarak kuşkuya yer vermeyecek bir açıklık taşıyan direnme ya da uyma kararı vermesinin zorunlu olduğu-
Tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek davada kendisini vekille temsil ettiren davalı hakkında vekalet ücreti yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-
Yeni Tapu Sicili Tüzüğü hükümleri ve özellikle mad. 75 hükmünün tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler vererek tapudaki hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine imkân tanıdığı ve kayıt düzeltimleri için öncelikle müdürlüklere başvuru yapılmasını zorunlu kıldığı- Yeni Tapu Sicili Tüzüğünün yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihinden itibaren, idareye müracaat etme ön şartını yerine getirmeden doğrudan mahkemede dava açan ilgililerin davayı açmakta haklı olduklarını söyleyebilme olanağı olmadığı-
Tapu kaydında düzeltim isteğine-
Geri çevirme neticesinde ikmal edilmeyen taşınmazın son tapu kaydı getirtilerek yeni oluşan tapu kayıtları üzerinden düzeltme yapılması gerekirken sicil kaydı kapanan ve hukuki varlığını yitiren eski parseller üzerinden hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacı, dava konusu taşınmazda tapuda isminin yanlış yazıldığından bahisle nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesini istemesine rağmen ilgili istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, ve ıslahla dava konusu yapılmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün olmadığı halde sonradan istekte bulunulan parselin kabul kapsamına alınmasının da doğru olmadığı-
Mülkiyet aktarımı talebine yönelik davanın, Tapu Sicil Müdürlüğüne değil; taşınmazın tapu kaydında hisse sahibi görünenin mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği-
Usul hükümlerinin yargılamayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla getirilen düzenlemeler olup, zorunluluk olmadıkça usuli eksikliğin davanın reddi veya açılmamış sayılmasına gerekçe yapılmaması gerektiği, öte yandan dava dilekçesinde tarafların adresinin yazılması zorunluluğunun usulünce ve sağlıklı bir tebligat yapılabilmesi amacına yönelik olduğu ancak vekille takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması gerektiğinin Tebligat Kanunu mad. 11 hükmünde belirtildiği- İşin esasının incelenmesi gerekirken, usuli eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi ve süreye uyulmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Dosyada nüfus kaydı bulunan kişi ile tapu kayıt malikinin aynı kişiler olup olmadığının araştırılması, farklı kişiler ise mirasçılarının duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı iddiaları olup olmadığının kendilerinden sorulması, taşınmazın yer aldığı yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığının da sorulması, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılıp tanıklar ve varsa tespit bilirkişilerinin taşınmaz başında dinlenmesi, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde inceleme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeden eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Mülkiyet değişikliğine neden olacak tapu iptal ve tescil istekli davaların kural olarak kayıt malikine ya da maliklerine karşı açılması gerekeceği, bu tür davaların Tapu Müdürlüğü aleyhine açılıp görülmesinin mümkün olmadığı-
