Davacının alacağının 03.01.2023 tanzim 25.06.2023, 25.07.2023 vade tarihli bonoya ve 30.07.2023 tarihli çeke dayalı olduğu- Borçlu ve alacaklı arasında ticari ilişki olduğu dosya kapsamı ile sabit olup davalı beşinci kişi dava konusu taşınmazın satışından sonra borçlu ile satış konusunda uyuşmazlık olduğu, anlaşmalı olarak yapılan bir takip ve dava ile taşınmazın satışının iptalinin sağlanmak istendiği yönünde de ispatı bulunmadığı- Davacının, davalı borçlu ile anlaşarak yapılan taşınmaz satışının iptalini sağlamak amacı ile borçlu hakkında bir den fazla takip yapmak sureti ile diğer dava dosyaları dayanağı olarak ciro silsilesi içerisinde çek veya bono düzenleyerek ve borçlu dışında birden fazla kişi hakkında takip yaptığının kabulü yaşam deneyimlerine de uygun düşmeyeceği- Salt davalı beşinci kişinin soyut ve altı doldurulmamış iddiaları üzerine araştırma yapılarak ve bununda ötesine geçilerek bononun hangi alacağa istinaden verildiği ispat edilemediği gibi bir gerekçe ile alacağın var olmadığı sonucuna varılmasının tasarrufun iptali davalarının amacına uymadığı-
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırla ...
