Taşınmaz yüzölçümünün düzeltilmesi ve mükerrerliğin giderilmesi istemine ilişkin davada; her iki taşınmazın da aynı tarihte tespit ve tescil edilmiş olması nedeniyle ortada teknik anlamda bir "ikinci kadastro" bulunmadığı, taşınmazların geometrik durumunun kesinleşmiş sınırlandırma krokileri ve önceki mahkeme ilamları ile sabit olduğu, teknik hatalara dayalı düzeltmelerin ise her zaman idari yoldan Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yapılabileceği gözetilerek davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunarak onandığı-
Taraflar arasındaki taşınmaz yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ...
