Davacının kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefaletin geçersizliği sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve buna bağlı olarak taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki istemlerini birlikte ileri sürdüğü davada, yargılama aşamasında ipoteğin kaldırılmış olmasının davanın tümüyle konusuz kaldığı şeklinde değerlendirilemeyeceği; mahkemenin HMK’nın 31. maddesi kapsamındaki davayı aydınlatma ödevi uyarınca davacıya her iki talebinin akıbeti hakkında açıklama yaptırması, uyuşmazlığı belirginleştirerek kefalet ve ipotek istemlerini ayrı ayrı hukuki nitelemeye tabi tutması ve eksik incelemeyle karar vermemesi gerektiği-

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinle ...