İcra takibine konu kredinin ................. tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının anlaşıldığı, davalı ............'ın bu sözleşmede kefil olarak imzasının bulunmadığı, her ne kadar davacı ............... tarihli kredi sözleşmesinin yeni bir kredi sözleşmesi olmadığını, söz konusu sözleşmenin önceki sözleşmelerden kaynaklanan kredi borcunun yapılandırılması niteliği taşıdığını ileri sürmekte ise de .............. tarihli genel kredi sözleşmesinin ayrı bir sözleşme şeklinde düzenlendiği, içeriğinde sözleşmenin önceki sözleşmelerle bağlantılı olduğunu gösteren bir ibareye yer verilmediği, sözleşmede kefalet imzası bulunmayan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği- Temerrüt faizi istenebilmesi için davalı taraflar arasında imzalanan sözleşmede hesap kat tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davalı .............’ın söz konusu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, müteselsil kefilin kredi borcunun muaccel olduğu tarih itibariyle gerçekleşen kredi borcundan, kefalet sözleşmesinde yazılı kefalet limiti miktarınca sorumlu olduğu, vadeli kredi borçlarında vadenin sona erdiği tarih itibariyle vadesiz cari hesap şeklinde işleyen kredi borçlarında ise, cari hesabın kesildiği tarih itibariyle gerçekleşmiş olan borç tutarından kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluğunun bulunduğu, kefilin kefalet limiti üzerinde sorumluluğunun ancak kendi temerrüdünden doğacağı, muaccel borçtan kefalet limiti miktarınca sorumlu kefil hakkında alacaklının keşide edeceği ihtar ile temerrüde düşürülmesi halinde, kefalet limitinin üzerinde ayrıca temerrüt faizi ile sorumlu tutulacağı- Yerleşik uygulamalara göre itirazın iptali davası açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemelerin icra müdürlüğü tarafından infaz sırasında dikkate alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemenin infazda nazara alınmasına karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği-

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Pak Yapı Denetim Ltd. Şti.’ne davalıların müteselsil kefaleti ile kullandırdığı kredilerin normal seyrini kaybetmesi üzerine kapatılarak ihtar gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenm ...