Davalı alacaklının 05.12.2014 tarihinde 18.09.2013 tanzim tarihli bonoya dayanarak takip başlattığı ve borçlu adına tescilli olan markaların kaydına haciz konulduğu, davacı üçüncü kişinin hacze konu markaları noterde yapılan marka devir sözleşmesi ile borçludan olan alacağına mahsuben 03.12.2014 tarihinde satın aldığını ve kalan bedeli de çek mukabilinde ödediğini ileri sürdüğü, bu durumda mahkemece davacı üçüncü kişinin markaların alacağa mahsuben satın alınıp alınmadığı ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi borçlunun üçüncü kişiye borcunun bulunup bulunmadığı, mahsup edilen alacağın üstünde kalan kısmın çekle ödenip ödenmediğine ilişkin ticari defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak dosyada toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ...