İşçinin mevsimlik dönemde geçen kıdeminin, daha sonra izne hak kazandığı dönemde izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği, ancak bu olgu için işçinin mevsimlik çalıştığı belirtilen dönemde yapılan işin gerçekten mevsime bağlı olarak yapılması gerektiği, yapılan iş mevsimlik değil, ancak işçi aralıklı çalıştırılmış ise, mevsimlik işten söz edilemeyeceğinden, bu sürede de bir yılı doldurmak koşulu ile izne hak kazandığının kabul edilmesi gerektiği- SGK hizmet döküm cetveline göre her yıl Eylül ayında işe girişi, her yıl Mayıs ayı sonu veya Haziran ayı başında da çıkışı yapılmış olan temizli işçisi davacının yılın 10 ayı çalıştığı 2 ay çalışmadığı anlaşıldığından,  işin mevsimlik iş olduğunun kabulü gerektiği- Davacı tanıkları davacının yılın 365 günü kesintisiz çalıştığını beyan etmiş iseler de; davacının bir okulda çalıştığı ve eğitim işinin yazın devam etmediği gerçeği karşısında bu beyanlara itibar edilemeyeceği, davacının sigorta bildiriminin yapılmadığı dönemde ücret ödemesi hususu da açıklığa kavuşturulmadığından, davacının bildirim olmayan aylarda çalışmadığın kabulü ile kıdeminin, iş akdinin askıda olduğu süreler dışlanarak, bildirim yapılan sürelere göre tespiti gerekirken takvim hesabına göre kıdem süresinin tespiti hatalı olduğu- M.lik çalışan davacının yıllık izin hakkı bulunmadığından yıllık izin talebinin reddi gerekeceği- Davacının yapılan işin niteliği, çalışılan yerin yatılı okul olmaması gözönünde tutulduğunda, tüm hafta tatili ve ulusal bayramlar ve genel tatil günlerinde de çalışması hayatın olağan akışına aykırı olup bu taleplerin de reddi gerektiği-

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Bakanlık vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizc ...