Dava konusu taşınmazların satıştan sonra kadastro işlemlerine tabi tutulduğu, kadastro tutanaklarının 1999 ve 2000 yıllarında kesinleştiği, dosyadaki belgeler ile sabit olduğu, yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının taşınmazlarda zilyetliği sürdüğü sürece alacağın muaccel olmayarak, buna bağlı dava zamanaşımı süresi işlemeye başlamayacağı- Mahkemece; davacının zilyetliği konusunda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, davacının dava konusu taşınmazlarda zilyetliğinin devam edip etmediği hususunda deliller toplanıp, tanıklar dinlenildikten sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri ...