Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, genel kurullara katılmaması kooperatifle hiçbir ilişki kurmaması üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geldiği ve böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü- Davalı kooperatifin davacının son kiracısı olarak bildirdiği kişiye 2015 yılında ihtarname çekerek 2009 yılından beri dairede fuzuli şagil olduğunu bildirerek ecrimisil bedellerinin kendisine ödenmesini istediği, bu kişi ile kooperatif arasında 2015 yılında kira sözleşmesi yapıldığı, bu durumda davacının kooperatif üyeliğine istinaden kendisine tahsis edilen bağımsız bölümü 2015 yılına kadar kullandığı, bu tarihe kadar davacı aleyhine men'i müdahale talebinde bulunmayan kooperatifin 2015 yılında davacı tarafından bağımsız bölüme yerleştirilen 3. kişiye ecrimisil ödemesi hususunda ihtar çekmesinin bu tarihe kadar davacının taşınmazda zilyet olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği- Davalı kooperatifin 2015 yılına kadar davacıyı kooperatife ait daireden çıkartmadığı bu doğrultuda bir işlem yapmadığı anlaşıldığına göre bu hususun kooperatifin davacının üyeliğinin devam ettiğini benimsediği olarak yorumlanacağı, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-

Taraflar arasında ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusun ...