İş K. mad. 5/3 uyarınca, cinsiyet ve gebelik sebebiyle ayrım yasağı düzenlenmiş ve bu durumdaki işçiler bakımından işverenin eşit davranma borcu vurgulanmış olup, eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükünün işçide olduğu, ancak işçi, ihlalin varlığını gösteren güçlü bir delil ileri sürdüğünde ispat yükünün işveren tarafına geçeceği-
Taraflar arasında taahhütname ismiyle düzenlenen belgenin ve belgede davaya konu takipten bahsedilerek haczin kaldırılmasından itibaren 30 gün içinde bankadan kredi çekip 235.000,00 TL’yi ödediği takdirde yüklenicinin 2.000.000,00 TL ve 185.000,00 TL bedelli senetleri iade edeceği, aksi takdirde haczini yenileyip icraya devam edeceğinin kararlaştırıldığı, bu belgenin TBK mad. 133 kapsamında borcun yenilenmesi niteliğinde olduğu- Borcun yenilenmesi nedeniyle davalı yüklenicinin ancak yeni borcun tahsilini isteyebileceği-
Davacı sigortacının 3201 sayılı yasa uyarınca borçlanmasını yaptığı sırada, Alman Cumhuriyetinden işsizlik yardımı aldığı anlaşıldığından ve bu kişinin yurda kesin dönüş yapmış sayılamayacağından ve borçlanma koşulları gerçekleşmediğinden Sosyal Sigortalar Kurumunun bu borçlanmaya yönelik işlemi iptal etmesinin isabetli olacağı-
Usul ekonomisi gereği iş sözleşmesinden kaynaklandığından dava dilekçesinde talep edilmeyen işçilik ile ilgili bir alacak kaleminin ıslah dilekçesiyle talep edilebileceği-
Hizmet tespit davasında ihtilaf konusu dönemde dava dışı işverenler tarafından yapılmış bildirimler bulunmakta olup yapılan yargılama sonucunda verilecek hükmün sözü edilen işverenlerin hak alanını etkileyebilecek mahiyette olduğundan dava dışı şirketlerin davaya katılımı sağlandıktan sonra davacı adına dava dışı şirketin 28.06.2010-05.08.2010 tarihleri arasında bildirimde bulunduğu anlaşıldığından davalı şirket ile dava dışı şirketin arasında ilişki olup olmadığı bu şirketlerin ticaret sicil kayıtları ile Kurum sicil dosyaları getirtilmek suretiyle incelenmeli, ayrıca varsa işçilik alacağı dosyasında dinlenen tankların beyanları ile eldeki davadaki tanık beyanları karşılaştırılmalı, oluştuğu takdirde tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, davalı işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği belirlenmeli, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalıştığının anlaşılması hâlinde çalışma şekli yani hangi işte ne kadar süre çalıştığı, çalışmanın sürekli, kesintili, kısmi veya mevsimlik mi olduğu ile başlangıç ve bitiş tarihleri kuşkuya yer verilmeyecek şekilde belirlenmeli, mevsimlik çalışma olduğunun tespiti hâlinde ise mevsimin sona ermesi nedeniyle mevcut sezonun bitiminden ertesi yılın sezon başlangıcına kadar taraflar arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği-
Davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanması-
Kıdem tazminatı ile maaş alacağının ödetilmesine-
Davacı şirket çalışanı olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemi-
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesap yöntemi noktalarında toplanmaktadır...
Bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiğinin varsayılacağı- Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtlarının, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgelerin, işyeri iç yazışmalarının delil niteliğinde olduğu, ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanlarıyla da ispat edebileceği, herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabileceğinden, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığının araştırılması gerektiği- İşçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönünde bordrolarda ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatının her türlü delille yapılabileceği, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekeceği, işçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanmasını gerektireceği- Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca taktiri indirim yapılabileceği, yapılacak indirimin, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmesi gerektiğinden, hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmeyeceği, ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirim yapılamayacağı- 

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.