Muvazaaya dayalı olduğu ileri sürülen asıl işveren alt işveren ilişkisinde, her ihale dönemi bakımından muvazaa olgusunun ayrı ayrı ispatı gerektiği- Davalı tarafından ihbar olunan şirketlere ihale edilen işleri asıl işin bir bölümü olduğundan, geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için asıl işin, alt işverene verilen bölümünün, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması gerektiği, bu koşul mevcut olmadığından asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaa nedeniyle değil, "unsur eksikliği" nedeniyle geçersiz olduğu (ancak hatanın kararın sonucuna etkili olmadığı)- 208 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunan davacının yalnızca 22 gün izin kullanarak çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, mahkemece, davacı asıl duruşmaya çağrılarak çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konularındaki beyanının alınması gerektiği (HMK m. 31)-
22. HD. 02.10.2018 T. E: 12195, K: 20818-
Dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacak ıslah ile talep edilemeyeceği gibi, başvuru harcı da yatırılmadığından bu dilekçenin ek dava olarak kabulünün de mümkün olmadığı, bu nedenle, hafta tatili alacağı hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ıslah isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hafta tatili talebinin kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olup bozma nedeni olduğu-
Uygulanması gereken hukukun tespiti ile buna göre talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve vekâlet ücreti-
Kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine ilişkin davada; fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretlerinde yapılacak takdiri indirim sonucu davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı sonuçlara sebep olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği; mahkemece bilirkişi tarafından belirlenip, davacı tarafça ıslah edilen alacaklardan daha fazla indirim yapılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
22. HD. 13.02.2019 T. E: 2016/5192, K: 3234-
Otel iş yerinde içki tüketiminin gerçeğe uygun olarak gösterilmemesinin, sorumlu kişinin işverenin güvenini kötüye kullanma veya doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak nitelendirilebileceği, söz konusu durumun İş Kanunu’nun 17/II- d’deki hali oluşturacağı, işverenin iş akdini fesihte anılan maddenin “d” bendi yerine “g” bendine dayanmış olmasının bu sonuca etkili olmayacağı-
Her ne kadar talep açıklama dilekçesinde ihbar tazminatının sehven yazıldığı şeklinde bir beyanda bulunmuşsa da dava dilekçesinde iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği şeklinde bir açıklamanın olmadığı, aksine iş sözleşmesinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiği iddiasının mevcut olduğu, böyle olunca talep açıklama dilekçesindeki ihbar tazminatı sehven istenmiştir iddiasına değer verilemeyeceği, mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davacının ihbar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken bu konuda hüküm kurulmamasının ve talebin reddi nedeniyle davalı taraf yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu-
9. HD. 20.06.2018 T. E: 2017/8320, K: 13408-
22. HD. 02.10.2018 T. E: 2017/14975, K: 20775-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
