Çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte; alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davasının zamanaşımını kesip kesmeyeceği hususunda; TTK’da zamanaşımını kesen nedenlerin sınırlı olarak sayıldığı, maddede geçen "dava açılması" tabirinden maksadın kambiyo senetleri hukukuna ilişkin bir talep dolayısıyla açılan eda davaları veya alacaklının savunma bildirdiği menfi tespit davaları olduğu, bu bağlamda alacaklının cebri icrayı sürdürme iradesini kısıtlamayan istihkak, izale-i şüyu, kıymet takdirine itiraz, senet iptali ve tasarrufun iptali gibi davaların zamanaşımını kesmeyeceği, ayrıca takip konusu çekin tarihi itibarıyla (6273 sayılı Yasa öncesi) zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu ve işlem yapılmayan dönemlerde bu sürenin dolduğu-
K. takdirine ilişkin tutanağın (veya 103 davetiyesinin) taşınmaz maliki olan borçlu yerine, ayni takipte borçlu olan diğer kişiye tebliğ edilmesinin sonuç doğurmayacağı–
İpotek resmi senedinde geçen adres, hatalı ve yetersiz yazılarak çıkartılan ve bila tebliğ iade dönen ilk tebligat; doğru adrese gönderilmediğinden T.K nun 35. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağı-
K. takdirine itiraz davasında borçlunun vekili olduğu ve ilgili kararın talimat dosyası içeriğinde yer aldığı görüldüğünden, satış ilanının vekile tebliği gerektiği- Talimat icra dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı- Taşınmaz satışlarında, satış ilânının bir suretinin borçluya, borçlu vekille temsil edilmekte ise vekiline tebliğinin zorunlu olduğu, aksi halde ihalenin feshine gidileceği- 
Mahkemece resen incelenmesi gereken fesih sebeplerinin gerekçesiyle birlikte tek tek tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Müflis hakkındaki icra takiplerinin, iflâs davasının açılması ile değil, bu dava sonucunda iflâsın açılmasına karar verilmesi ile duracağı
Senet borçlusunun açtığı senet iptal davasının zamanaşımını kesmeyeceği- Keza ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, önceki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vs. davaları da zamanaşımını kesici nitelikte olmadığı- Kanundaki "dava" tabirinden maksat sadece eda davaları ise de, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklının savunmalarını bildirmesi durumunda, anılan davanın da zamanaşımını keseceğinin kabul edilmekte olduğu, bu bağlamda yukarıda belirtilen nitelikte olmayan istihkak, izale-i şuyu, kıymet takdirine itiraz, senet iptali, tasarrufun iptali vb. nitelikteki davaların zamanaşımını kesmeyeceği- Borçlunun gösterilen adresinde yapılan hacizde, haczi kabil malın bulunamamış olması halinde ilke olarak tutulan tutanağın aciz vesikası hükmünde olduğu- Borçlu, haciz yapılan adresten ayrılmış ve başka bir adreste yaşadığı biliniyorsa, borçlu haciz yapılan yerde bulunamadığı için haczi kabil mala rastlanmamasına ilişkin tutulan tutanak, şekli olup, yasanın aradığı anlamda kesin aciz vesikasının yasal sonuçlarını doğurmaya elverişli kabul edilemeyeceği-
12. HD. 03.07.2025 T. E: 3381, K: 5183
Borçlunun adresine çıkartılan kıymet takdirine ilişkin tebligatın, 26.04.2014 tarihinde, muhatabın adreste olup olmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı çatı altında yaşayan sıfatı ile oğluna yapılmış olduğundan usulsüz olduğu- Tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği-
Haczedilmezlik şikayetinin konusu olan taşınmazlara doğrudan icra dosyasından yazılan haciz talimatı üzerine haciz tatbik edildiği, buna göre haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesi ve borçlunun asıl uğraşısının çiftçilik olup olmadığının araştırılması esas icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi tarafından bizzat yapılması gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.