11. HD. 20.09.2022 T. E: 2021/4182, K: 6052
Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni ve ref'i ile maddi tazminat istemine ilişkindir...
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1-A maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 7 nci Maddesinde belirtilen biçimlerde markanın kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği- Tescilli bir markadaki işaret ile aynı olan bir işaretin ticaret alanında ve markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerde ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil eden bir fiil olarak kabul edildiği- Markadaki işaretin ticaret unvanı olarak kullanımının, mal veya hizmetlerin ayırt edilmesi amacına hizmet ettiği durumlarda marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği-
Davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, markaya tecavüzün men'i istemi- Davacı şirketin 2004 yılında kurulduğu, kurulduğu tarihten beri "..." ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığı, estetik ve güzellik alanında faaliyette bulunduğu, "..." ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının aynı zamanda markasal kullanım niteliği taşıdığı, "D.." ibaresini ticaret unvanı olarak estetik ve güzellik alanında 2004 yılından beri kullananın, yani, gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirketin ortağı ile ortak işletme işleten davalının bu durumu bildiği, buna rağmen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirdiği-
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir...
11. HD. 21.01.2020 T. E: 2019/2332, K: 602
Faturalardaki kullanımların tek başlarına ciddi kullanım için yeterli kabul edilemeyeceği-
Davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin tek başına kötüniyetin varlığının kabulüne yeterli olmadığı, markanın tescil tarihine göre sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı-
Sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin tecavüz eyleminin başladığı tarihten itibaren değerlendirilmesi gerekmekte olup marka hakkına tecavüz iddiasının davacı taraf 21.05.2014 tarihli ihtarnameyle ileri sürüldüğü dikkâte alınarak davalı tarafın markasal kullanımından bu tarihten geriye doğru beş yıldan daha uzun bir süreye dayandığı ve davacının bu durumu bildiği veya bilebilecek hâlde olduğu, tecavüze sessiz kalındığını ispat edilemediğinden markaya tecavüz ve buna bağlı talepleri yönünden buna göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir...

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.