İhalenin feshi isteminin reddi halinde, alacaklı lehine maktu vekalet ücretine hükmedileceği- İhalenin feshi istemi reddedilen borçlu aleyhine "ihale bedeli" üzerinden yüzde 10 oranında para cezasına hükmedilmesi geretkiği-
Satış bedelinin tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınmasının gerekeceği-
12. HD. 31.10.2023 T. E: 3720, K: 6901
Tedbir kararı gereğince 14.000 TL'yı ödeyen şikayetçinin, daha az tutarda olan keşif giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle itirazının reddine karar verilmesinin hakkın kaybı sonucunu doğuracağı-
Şikayet dosyasında, şikayetçi borçluların vekillerinin Av. .............. olduğu, aynı vekilin kıymet takdirine itiraz dosyasında vekil olarak bulunduğu, bu vekilin azledildiğine dair satış dosyası içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 02.08.2024 tarihinde satış kararı alındıktan sonra satış memurluğunca hazırlanan satış ilanı tebliğ zarfında ve mazbatasında "Borçlu ............ vekili Av. .............." şeklinde ibare yer almasına rağmen tebliğ zarfında ve mazbatasında " diğer borçlular ...................... ve ................'nin ad ve soyadlarının ya da "diğerleri" ibaresinin yer almadığı, bu satış ilanının belirtilen şekilde 07.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlular ............, ............., ............... ve ................. yönüyle vekile yapılmış bir satış ilanı tebligatı bulunmadığı görüldüğünden, öte yandan Av...............’un 19.08.2024 tarihinde borçlu ............. ve dışındaki borçluların vekili değilim/çekiliyorum şeklinde istifa dilekçesi sunduğu, istifa dilekçesinin ekinde masraf olmadığından borçlu asillere tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince borçlular ........, ......., ....... ve ...................... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği- Satış ilanının, vekile tebliği gerekeceği, emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağı, şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı- İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı-
Rehinli alacaklının «rehinli şeye taktir edilen değerin % 40’ını aşan bir bedelle satışının yapılmasına muvafakat vermesi»nin, rehin hakkından feragat niteliğini taşımadığı–
Üzerinde ipotek bulunan hisseli bir taşınmazın, payı üzerinde ipotek bulunan paydaşlardan birisine ihalesinde; satış bedeline, ipotek bedelinin eklenip eklenemeyeceği-
Mahkemece, ihalelerde pey süren olup, kanunda belirtilen istisnai kişiler dışında kaldığı anlaşılan davacıya öncelikle nispi peşin harç ve akabinde ihale bedelinin %5'i oranında teminat yatırtılmadan yargılama yapılması ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince gözden kaçırılması hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
İpotekli taşınmazın paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi sonucunda ihale bedelinden dahili davalıya herhangi bir bedelin kalmadığı anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince dahili davalı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının davayı açmakta haklı olduğu dikkate alınarak, taşınmazın devri işleminde tarafların yerleşim yeri adreslerine göre komşu olmaları, devir işleminin davalıya yapılan dava dilekçesi tebliğinden kısa bir süre sonra yapılmış olması, taşınmazın ipotekli haliyle temlik alınması, dahili davalının da ticaretle uğraşması gibi nedenler değerlendirildiğinde dahili davalının iyiniyetli kabul edilemeyeceği, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluğuna gidilmesi gerektiği-
«Kısa karar»la, «gerekçeli karar» arasında çelişki bulunması halinde -10.4.1992 T. ve 7/4 sayılı İçt. Bir. K. gereğince- çelişkinin giderilmesi için, eski kararla bağlı olmaksızın yeniden karar verilmesi için, icra mahkemesi kararının bozulması gerekeceği–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.