Kural olarak, bozma kararına uyulmakla; orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğduğu- Öte yandan, bozma kararı dışında kalan yönlerin ise kesinleşeceği- Bu ilkenin kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekeceği- Hakimin değişmesinin dahi, açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamayacağı-
Davalının gönderdiği mektuplarda şikâyet hakkı ve hak arama özgürlüğü sınırlarını aşmadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı unsurunun gerçekleşmediği-
Dava konusu olan su kullanımından kaynaklanan ve menfi tespit istemine konu bedelin belirlenmesinin, hakimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu, mahkemece bu konularda HMK 266 ve devam eden maddeleri uyarınca başka bir uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması gerekeceği-
Taşınmaz sahibinin her durumda gerekli önlemleri almaya ve sistemi çalışır durumda tutmaya mecbur olduğu- Kanalizasyon şebekesinden atık su geri gelmesi durumunda binaların uğrayacağı zarardan mülk sahibinin sorumlu olduğu- Hasarın meydana geldiği yerin proje ve ruhsatının olmadığı, çekvalf bağlama yükümlülüğünün otelde olduğu, drenaj hattının da proje ve izin alınmadan yapıldığı, bu hususta davalı tarafa bir bildirimde bulunulmadığı, bu nedenle davalıya kusur atfedilemeyeceği sabit olduğundan bilirkişi raporunda belirtilen davalı idarenin kontrol yükümlülüğü bulunduğu tespitinin somut olayda yasal dayanağı bulunmadığı-
BK'nun 101/2 (TBK'nun 117/1) maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, zenginleşen kimseden, iade talep edilmeden önce temerrüde düşürülmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmadığı, sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekeceği-
Elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve dağıtım bedeli ile tüm bedeller üzerinden alınan KDV'nin istirdadı istemi-
İİK 72. Maddesi uyarınca açılan bir menfi tespit davasında mahkemece davacının borçlu olmadığı miktarın belirlenip hüküm altına alınması gerekirken, davanın müspet tespit davası gibi yorumlanarak borçlu olduğu miktar belirtilerek hüküm kurulmasının doğru olmayacağı-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Şirket yönetim kurulu kararı gereği davalı şahıs, dava dışı anonim şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak atanmış olup şirketi temsile yetkili olduğundan ve Özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceği düşünüldüğünde temsile yetkili kişilerin de şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumluluğunun olduğunun kabul edileceği, o halde, mahkemece davacının kaçak atık su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borç miktarının tahsili amacıyla yapılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali isteminin esasına yönelik karar verilmesi gerekirken, davalıya husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelinin istirdatı istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
