Uyuşmazlık; dava konusu kaza sonrasında 18.03.2011 tarihli tutulan iki ayrı tutanağın birinde “kaza nedeniyle etrafa dağılmış vaziyette bulunan tüm malzemelerin davacı şirket müdürüne teslim edildiğinin” yazılması, diğerinde ise “aracın ve içerisindeki malzemelerin araç sürücüsüne teslim edildiğinin yazılması, ayrıca araç sürücüsünün ifadesinde “kaza sonrası tüm malzemelerin hasara uğradığını” beyan etmesi karşısında taşınan malzemelerin tamamının hasara uğrayıp uğramadığı noktasında araştırma yapılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır..
Davacının çeklerin kendisinden tefecilik suretiyle alındığını iddia ettiği Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında sözkonusu tefecilik suçuna konu edilen çeklerin, işbu dosya konusu çeklerle aynı olmadığı, bu nedenle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, çeklerin tefecilik suretiyle kendisinden alındığının ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddiasını ispat edecek yazılı bir delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, davanın ispatlanamadığı-
Uyuşmazlık; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle dava konusu taşınmazların davalıya devrinde davacı ve müteveffa kardeşinin aldatma yoluyla iradelerinin sakatlandığı ve bu suretle aynı devre dair aşırı yararlanma iddialarının ispatlanıp ispatlanamadığı noktasında toplanmaktadır..
Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Bayilik ilişkisi iddialarına dayalı tazminat davası- Mahkemece taraflar arasında bayilik sözleşmesi olup olmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiği- Taraf defterleri kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olup olmadığı hususunun bilirkişi raporu alınarak incelenmesi ve buradan varılacak sonuca göre bayilik ilişkisinin varlığına kanaat getirilirse davacının primden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
Davalı-karşı davacı kadının talebine konu ziynet eşyalarının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altında olduğu-
22. HD. 18.02.2019 T. E: 2017/20224, K: 3533-
Satış esnasında sunulan projede, sözleşmede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi istemi-
Haciz sırasında borçlu şirket sahibi ve yetkilisi olan kişinin işyerinde hazır bulunması ve işyerinde bu kişiye ve borçlu şirkete ait çok sayıda evrakın bulunmasının, orasının borçluya ait olduğunu gösterdiği-
Davalının, velayeti, boşanma kararının ardından annesine verilen davacıya reşit oluncaya kadar iştirak nafakası, reşit olduktan sonra ise yardım nafakası ödemekle yükümlü kılındığı ve bu bakım borcunun davalı tarafından yerine getirildiği- Davalı babanın çocuğu olan davacının kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir davranışta bulunduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı- Davalı baba ve davacı çocuğun arasında fiili olarak duygusal ve kişisel bir ilişkinin tesis edilememesi, davalı babanın çocuğuna karşı ilgisiz kalmasının duygusal ve ahlaki değerlerle ilgili olduğu ve manevi tazminat gerektiren durumlardan olmadığı- İlk derece mahkemesi ve bölge adiye mahkemesinin manevi tazminata hükmeden kararlarının isabetli bulunmadığı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
