İdari işlem veya eylemlerden doğan zararın faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılan tam yargı davalarında, miktar artırımında bulunulması halinde dava dilekçesinde talep edilen miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse, artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği yönünde içtihadın birleştirilmesine karar verildiği-
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirkete 3.919.367,09 TL borçlu olduğu, müflisin ticari defterlerine göre de müflisin davacı şirketten iflas tarihi itibariyle 5.474.406,64 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının bizzat kendi ticari defterlerine göre davalı müflis şirkete borçlu bulunduğu, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
«Davalı (borçlu) tarafından yapılan ödemenin başka bir borca ilişkin olduğunu» ileri süren davacının (alacaklının) bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu–
Fazla çalışmanın belirlenmesinde ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerektiği- Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde takdiri indirim yapılması gerektiği- Fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilemeyeceği- Fazla çalışmaların yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin normal mesaisinin üzerine sürekli olarak aynı şekilde fazla çalışması mümkün olmadığından; hastalık, mazeret, izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılması gerektiği- Fazla çalışma ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği- İzinli günler için fazla mesai hesabı yapılamayacağı-
Davacı borçlunun aleyhine girişilen dosyada talep edilen 362.704,00 TL’den borçlu bulunmadıklarını ancak şimdilik bunun 8.400,00 TL’lik kısmı yönünden menfi tespit istemi ile dava açtığını bildirdiği ancak menfi tespit davasının kısmi olarak açılamayacağı-
22. HD. 06.03.2019 T. E: 2017/20877, K: 5105-
Sıra cetvelinde taraflardan başka alacaklı olmadığı ve dağıtıma konu paranın davacının alacağına dahi yetmediği dikkate alındığında, hüküm fıkrası hatalı kurulmuş ise de; sıra cetvelinin iptaline değil davalıya ayrılan payın yargılama giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacı alacağının karşılanması için tahsisine, artan kısmın davalıya bırakılmasına karar verilmesinin gerekeceği-
9. HD. 12.09.2022 T. E: 8115, K: 8821
Ticaret sicili kayıtlarına göre çift imza ile temsil edildiği gösterilen bir şirket, buna rağmen tek imza ile düzenlenen çeklerini ödeyerek bu konuda fiili bir uygulama takip etmiş ise; artık çek düzenleme konusunda tek imza ile temsil edildiği yönünde hukuki görünüş yaratmış olduğundan senette çift imzanın bulunmadığının ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği-
İtirazın iptali davası-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
