Nafaka hükümlerinin kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği - Kesinleşmeden takip konusu yapılabilecek olan ilâmda yer alan yargılama giderlerinin de, ilâm kesinleşmeden karşı taraftan istenebileceği–
Takip dayanağı çeklerin muhatabının Türkiye İş Bankası Küçükköy/İstanbul Şubesi olduğu, çeklerin muhatap banka şubesi yerine, Türkiye İş Bankası Siirt Şubesi'ne ibraz edildiği, ibraz işleminin muhatap şube dışında bir başka şubeye vekaleten yapılmış olduğu anlaşıldığı, takip dayanağı çekler, muhatap banka şubesi yerine bir başka şubeye ibraz edildiğinden, takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulünün gerekeceği-
Menfi tespit davasında; kefaletin fer’iliği ilkesi uyarınca, dava açıldıktan sonra yapılmış olan asıl borca ilişkin protokol ve bu protokole göre yapılan ödemeler gözetilerek, sonucuna göre davacı kefilin borç miktarının tesbiti gerekeceği-
Takibe konu çekin muhatap bankaya ibraz edildiği ve çek üzerinde "çekin, mahkeme tedbir kararına istinaden işlemsiz iade edildiğine" dair şerh bulunduğu görülmüşse de, ibraz tarihi bulunmadığından, takip tarihi itibariyle çekin 10 günlük sürede de bankaya ibraz edildiğinin kanıtlanamadığı ve bu durumda, takip dayanağı belge kambiyo senedi vasfını taşımadığından (adi havale hükmünde olduğundan), icra mahkemesince bu hususun re'sen gözönüne alınarak ve öncelikle icra takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
«Olumsuz tesbit davası» niteliğindeki davanın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) görülemeyeceği-
Senet borçlusu tarafından yapılan ödemeler teminat olarak verilen takip dayanağı bonoya ilişkin olarak değil, dayanak bononun teminatını teşkil ettiği protokol kapsamındaki çek borcuna karşılık olarak yapıldığından, takip dayanağı bonoya ilişkin borcun kabul edildiği sonucuna ulaşılamayacağı, mahkemece, teminat iddiası ispat edilmiş olmakla, dayanak senet TTK'nun 776/1-b maddesinde yer alan kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi unsurunu içermediğinden, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ise ipotek verenin sonradan dahil edilmek suretiyle takip yapılabileceği-
İlamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olup hükümde sadece icra emrinin iptaline karar verilmiş ancak hangi icra emrinin iptal edildiği de belli olmadığından ve asıl dosya ile birleşen dosya hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması da isabetsiz olduğundan mahkeme kararının bozulması gerekeceği-
İmza incelemesi yapılan belge bono olduğu, noter senetlerindeki imzayla bonoda borçlu şirketin temsilcisine atfen atılı bulunan imzanın aynı el ürünü olması senette bulunan imzanın şirket temsilcisine ait olması sonucunu doğurmayacağı, takibe konu bonoda borçlu şirkete atfen atılı bulunan imzaların borçlu şirket temsilcilerine ait olduğu bilirkişi raporları ile ispatlanamadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.