Takip dayanağı ilamın hasımsız olarak alınmış «hisse senetlerinin pay kuponlarının kaybına ilişkin tespit kararı» niteliğinde olduğundan ilamlı takip konusu yapılamayacağı–
Alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği; bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği- Ödeme emrinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk lirası karşılığı gösterilmediğinden, 'ödeme emrinin iptaline' karar verilmesi gerekeceği-
İmza incelemesi sonucunda, bilirkişilerden alınan iki rapor arasında çelişki bulunması halinde -bu raporlardan birisi Adli Tıp’tan alınmış olsa dahi- mutlaka çelişkinin giderilmesi için üçüncü kez inceleme yaptırılması gerekeceği–
Hamilin (takip alacaklısının) karşılığı bulunmayan çeke dayalı olarak cirantalar, keşideci ve diğer çek borçluları hakkında yapacağı takibin, çekin, ibraz süresinin sona ermesinden itibaren altı ay (şimdi; üç yıl)geçmekle zamanaşımına uğrayacağı 6273 sayılı kanunun 7. maddesi ile değişik [TTK. 726/1; şimdi; Yeni TTK. mad. 814/(1)] —
İcra müdürlüğünce alacaklıya fazladan ödeme yapıldığı belirtilerek muhtıra gönderildiği anlaşıldığından, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiği-
Takip dayanağı Sayıştay ilamı ile kurulan hükmün koşula bağlı olmayıp, likit bir alacağın borçlulardan müşterek müteselsilen tahsiline ilişkin olduğu, hüküm altına alınan alacaktan daha az miktar için takip başlatıldığından, yapılan takipte yasaya uymayan bir yön bulunmadığı-
İtfa şikayetinin noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatının mümkün olduğu-
Her ne kadar bono üzerindeki damga pulunun eski olduğundan bahisle bononun kambiyo niteliğinin bulunmadığını ileri sürülmüş ise de damga pulunun bononun yasal unsurları arasında yer almadığı, bu yöndeki iddiaya hukuki sonuç bağlanamayacağı, usul hukukunda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesinin kabul edildiği, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla değil ancak senet (kesin delil) ile ispatlanabileceği, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davalının senedi talil etmediği, ispat yükünün yer değiştirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
