Haczi kabil mal bulunmaz ise, haciz tutanağının "aciz belgesi" hükmünde olacağı- İcra dosyası kapsamında borçlunun alacak veya başka taşınır malı olmadığı, dava konusu taşınmaz dışındaki parsel üzerinde 26 adet haciz ve 300.000,00 TL'lık banka ipoteği olduğu anlaşıldığından, bu hali ile davacının alacağını karşılama imkanı bulunmadığı da açık olup aciz halinin varlığının kabulü gerekirken, mahkemece, aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı- Borçlu hakkında alınmış bir "aciz vesikası olmadığı" ve "İİK'nun 105. maddesi kapsamında yapılmış bir haczin de bulunmadığı" gerekçesiyle,  davanın "ön koşul yokluğu"ndan reddine karar verilmesi halinde, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştirakinin İİK'nın 268. ve 100. maddelerine göre belirleneceği-
İptal davalarına ilişkin -İİK. mad. 278, 279 ve 280’de öngörülen- karinenin, istihkak davalarında uygulanamayacağı–
Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir...
İİK'nın 277 v.d maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemi-
Alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine-
Davanın dayanağı olan bononun düzenleme tarihinde davalı borçluya krediler kullandırıldığı, bir kısım kredilerin kapatıldığı, bir kredi sebebi ile takibe düşüldüğü, söz konusu senedin kredilerin teminatını teşkil etmek üzere alındığının anlaşıldığı, davalı ..............'un kendi aracını satmak sureti ile dava konusu araç bedelini ödediğinin anlaşıldığı, ödemenin de banka kanalı ile yapıldığı, araç satış bedeli ile rayiç bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalı ............'un davalı borçlu şirkette iş yeri hekimi olarak çalıştığı ancak tam gün olarak çalışmadığı, kısmi ve süreli çalışmasının bulunduğu, davalı şirketin ticari faaliyetlerini normal bir şekilde sürdürdüğü bir zaman aralığında satışın yapıldığı, dava konusu tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklıya zarar vermek amaçlı yapıldığının ispatlanamadığı-
Kesinleşmiş borcunun bulunduğu ve dava konusu taşınmazı oğlu olduğu anlaşılan diğer davalıya devrettiği, dolayısı ile yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmiş olduğu halde, mahkemece bu durum değerlendirilmeden, hatalı bir takım gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi HMK m.353/1-a/6'daki hali oluşturduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının yerinde olduğu; bu durumda, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının HMK m. 353/1-a/6 uyarınca kaldırılmasına-
Davalı ... hakkında her iki savcılık tarafından verilmiş ve kesinleşmiş idari para cezalarının olduğu, bu cezalara ilişkin eylemlerin 2007-2008 döneminde gerçekleştiği, tasarrufun ise bu tarihten sonra 04/11/2008 tarihinde yapılmış olduğundan, davanın esasına girilerek, taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- 6183 s. K. m. 24 vd. uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, maktu vekalet ücretine takdir edileceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.