Malzeme sahibinin 4721 sayılı kanunun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi için; (birinci koşul) malzeme sahibinin iyi niyetli olması, (ikinci koşul) yapı kıymetin taşınmazın değerinden açıkça fazla olması, (üçüncü koşul) yapı yapanın (malzeme sahibinin) taşınmaz malikine uygun bir bedelle ödenmesi gerektiği- Bu üç koşulun yanı sıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gerektiği- Dava süreci içerisinde davalı savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunduğu hâlde, bu istekler bakımından herhangi bir inceleme, araştırma ve irdeleme yapılmamış olmasının hatalı olduğu- Dava değerinin ve buna göre alınacak harcın el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamı olduğu-
492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğinden ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngördüğünden, mahkemece sadece ecrimisil bedeli esas alınmak suretiyle karar ve ilam harcı alınmasının, el atmanın önlenmesi yönünden nisbi harç alınmaksızın davanın ikamesi ve yürütülmesinin yasal olarak olanaklı olmadığı, bu durumda öncelikle keşifte hazır bulunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle taşınmazlarda el atılan kısımların değerinin tespitinin sağlanması, bu değer üzerinden nispi peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekeceği-
Kural olarak; kadim yolların ve kapanmamış yolların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, ancak, kadastroda yol olarak belirlenen yerler ile kapanmış yolların koşulları oluştuğu taktirde zilyetlikle kazanılmasının olanaklı olduğu, bundan ayrı, ıslah yoluyla davanın tarafının değiştirilmesinin kural olarak mümkün olmadığı, ancak, TMK.nun 713/1. maddesine dayalı tescil davalarında, aynı kanunun 713/3. maddesi uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliği yasal hasım olduğundan ve bu tür davalar kamusal yönü ağırlıklı davalardan olması nedeniyle istisnai olarak ıslah yoluyla her zaman doğru hasıma davanın yöneltilmesinin mümkün olabileceği, hatta davada taraf gösterilmese dahi sonradan davanın bunlara yöneltilmesinin ve taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün olduğu-
Taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı-
Çekişme konusu taşınmazda davalı pay edinerek paydaş duruma geldiğinde, paylı mülkiyet hükümleri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği-
Müşterek mülkiyet konusu taşınmazın tamamını kullanan davalı-nın davacıya ecrimisil ödemesinin, davalının işgalinin haksız olduğunun kanıtı olduğu -
6. HD. 03.05.2016 T. E: 1931, K: 3590-
Binada evin girişine, merdiven kısmına ve avlusuna konulan kameraların komşunun evinin giriş kapısı ve pencereleri yönünde kayıt yapmasının özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği-
8. HD. 01.10.2019 T. E: 2018/3906, K: 8295-
Davacıların ecrimisil talebini atiye terk etmeleri nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması sebebiyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.