Ölü kişiye takip başlatılması söz konusu olmayıp takip talebinde açıkça takip borçlusu olarak ''N. T. Mirasçıları" gösterilerek takip başlatıldığı, dolayısıyla burada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinin uygulama alanı bulunmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz kararlarına dayanılmış ise de; bahsi geçen kararlarda mirasçılara değil doğrudan muris aleyhine takip başlatıldığı, dolayısıyla işbu davada emsal teşkil etmeyeceği, hali hazırda mirasçılara yapılmış takip bulunduğundan ek takip talebine de gerek olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği-
Borçluların, «teminatın sözleşmenin ifa edilmesi nedeniyle konusuz kaldığını» ileri sürmedikçe, alacaklının «bedeli teminat» yazılı senedi kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe koyabileceği—
Borçlu tarafından ileri sürülen belgelerde, takip konusu senede açık bir atıf olmadığı gibi, alacaklının da teminat iddiasına yönelik kabulü bulunmadığından, mahkemece, borçlunun, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin borca itirazının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu senedin “neyin teminatı olduğu”nun senet üzerinde gösterilebileceği gibi, ”senede atıfta bulunan ayrı bir sözleşmede” de belirtilebileceği-
Takip konusu senedin bankadan kredi alabilmek için tanzim edildiğinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden anlaşılması halinde, senedin “kayıtsız şartsız borç ikrarı” nı içermediği kabul edilerek “teminat senedi” olduğu sonucuna varılması ve bu senede dayalı olarak yapılan takibin iptal edilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı bonoda “teminattır” ibaresinin bulunmasının neyin teminatı olduğu açıklanmadığı sürece, başlı başına teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği-
“Karşılıklı taahhütleri içeren bir sözleşme” gereğince düzenlenmiş olan çekin, ”teminat çeki” olduğu kabul edilerek, yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun başvurusu İİK'nun 169/a maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, kabulü halinde takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Her ne kadar dosyaya sunulan kredi sözleşmesinde takip dayanağı bonoya açık bir atıf yok ise de; alacaklı vekilinin 02/11/2012 tarihli cevap dilekçesinde borçlular ile müvekkili banka arasında ticari ilişki bulunduğu ve kredi verildiğini kabul edip, kredi borcunun ödenmemesi üzerine takibin başlatıldığının belirtildiğinin görüldüğü, takip dayanağı bononun bu sözleşme gereğince verildiği alacaklı vekilinin kabul beyanı ile sabit olduğuna göre, senet, TTK.nun 776/b maddesinde öngörülen kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadini taşımadığından alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.