6100 sayılı HMK'nunda "dahili davalı" adı altında bir müessese öngörülmemiş olup, dava açıldıktan sonra ek dilekçe ile davada taraf olmayan 3. kişilerin davaya dahili mümkün olmadığından davada taraf olmayan şahıs hakkında mahkemece aleyhe hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
İtiraz Hakem Heyetince Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bir rapor sunulmadığından usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olduğu kararda yazılı gerekçelerle başvurunun usul yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.08.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebi-
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu, davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkının davalılara geçeceği-
Ecrimisilden sorumlu tutulabilmek için öncelikle hiçbir akdi ve hukuki dayanak olmadan -kötü niyetli olarak- taşınmazın kullanılması ya da kullandırılması gerekeceği-
Bozma öncesi verilen karara dayanılarak davacı tarafça yapılan ilamlı icra takibi neticesi borç davalı yanca icra dosyasına ödenmiş ise de; icra dosyasına vaki ödeme bozulan hüküm gereğince yapıldığından, bozma ilamıyla birlikte mahkemece verilen hükmün kesinleşmediği ve ortada infazı kabil bir ilamın bulunmadığı, dolayısıyla alacak miktarının da belli olmadığı, tahsilat bozulan karara istinaden yapılmakla, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılmaksızın borcun davalı tarafça ödenmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükmün isabetli olmadığı-
Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle cismani zararın tahsili istemi-
Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden ve borcunu vâde-sinde borçlu tarafından ödenmesi ile başlayan icra takibi sırasında, bu borcu masraf ve faizleri ile ödeyerek taşınmazını ipotekten kurtaran taşınmaz malikinin, borçlunun taahhüdü ve haksız fiil hükümleri çerçe-vesinde, asıl borçluya rücu edebileceği-
Haksız takip ve haczin, haksız fiil niteliğinde olduğu- Kaybettiği nüfus cüzdanı kullanılarak davalı bankadan alınan kredi kartı ve kredi sebebiyle, bankaya  karşı açtığı menfi tespit açan, buna rağmen banka tarafından aleyhine açılan icra takipleri ve haciz işlemleri uygulanması sebebiyle, menfi tespit davasının lehine sonuçlanarak kesinleşmesi üzerine maddi ve manevi tazminat isteminde bulunan davacının "gerçek zarar" ilkesi uyarınca yalnızca faiz getirisini talep edebileceği, yoksun kalınan ticari kârı (müspet zararı) ise talep edemeyeceği-
Davacı-alacaklı tarafından açılmış bulunan "alacak davası"nın sonucunun, tasarrufun iptâli davasında "bekletici mesele" yapılması gerekeceği–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.