Hazinenin ecrimisil tespit ettirip fuzuli şagile ihtarname tebliğ etmeden doğrudan doğruya genel mahkemelerde dava açabileceği–
Haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemi-
Mahkemece; tarafların usulünce davet edilerek ön inceleme duruşmasına ilişkin usuli işlemleri yaptıktan sonra gerekli görmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği- İlk derece mahkemesince ön inceleme yapılmadığı gibi tahkikatın bitirilerek, sözlü yargılama aşamasına geçildiğine dair bir belirleme yapılmadığı, taraflara sözlü yargılamaya ilişkin son sözlerin sorulmadığı, bu sebeple yargılamaya yasaya aykırı olarak son verildiği- Tapu iptal ve tescil isteği bakımından dava konusu edilen taşınmazın değeri keşfen belirlenerek harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerektiği- Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği- İlk derece mahkemesince her ne kadar kayıt maliki olmayan davalılar hakkında pasif husumetten davanın reddine karar verilmiş ise de, ara malik davalılar tapu kayıt maliki olmasalar da, muvazaalı eylemi kayıt maliki olan davalı ile el ve işbirliği içerisinde gerçekleştirdikleri iddia edildiğinden eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, yargılama sonucunda tapu kayıt maliki olmayan davalıların yargılama gideri ve harç gibi hükmün ferilerinden davalı ile müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Özel Dairenin HMK’nın 46. maddesine dayalı olarak açılan davada maddede sayılan sebeplerin hiçbirisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle verdiği red kararının davanın esastan reddine yönelik bir karar olduğu, bu durumda Özel Daire tarafından red sebebiyle davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekirken davacının disiplin para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Davacının dava değerini teminat mektuplarında belirtilen teminatların bedeli olan .......TL olarak belirtmiş ve mahkemeye başvuru esnasında da peşin harcını bu değer üzerinden belirlenen miktara göre yatırdığı, bu durumda Özel Daire tarafından hüküm verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin esas alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Davalının eyleminin hakaret niteliğinde olduğunu ileri sürdüğüne göre dava konusu edilen eylemin aynı zamanda suç oluşturduğu ve olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin de Borçlar Yasasının 60/2. maddesinde düzenlenen (uzamış) ceza zamanaşımı süresi olduğu ve istemin zamanaşımına uğramadığının kabulü gerekeceği-
Dava konusu gayrimenkulün kaydında ipotek kaydı bulunmasa; tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark bulunmadığı, ancak taşınmaz üzerinde adı geçen banka lehine ipotek bulunduğundan, mahkemece edimler arasında aşırı bir oransızlık olup olmadığını belirlemek için dava konusu gayrimenkul kaydındaki ipotek borcunun ödenip ödenmediği, kim tarafından ödendiği, ipoteğin devam edip etmediği, hususlarında araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Davalının, davacının resmi nikâhlı eşi ile cinsel ilişkiye girerek 2 çocuk sahibi olduğu ve çocukların babasının kendisi olduğunu gizleyerek, davacının nüfusuna kayıt ettirildiği, soy bağının reddi davası ile nesebin düzeltildiği anlaşıldığından davacının kişilik haklarının zedelendiği-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün, anılan beton kaplama ve yeşil alanın kim tarafından ve ne zaman yapıldığı, başka bir ifadeyle davalılarca meydana getirilip getirilmediğinin saptanmasına ve dava konusu taşınmazı davalıların kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesine bağlı olduğu, bu hususların, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, öte yandan, belirlenen imalatları davalı Y.’un yapmış olması veya davalı Y.’un kullanımının bulunması halinde paylı mülkiyet hükümlerinin gözetilmesinin gerekeceği-
Olayın oluş şekli, vehameti, tarafların yaşı ve olay yerinin özelliği, olay tarihi ve tazminat hukukuna ilişkin ilkeler nazara alındığında yersiz ve kabul edilemeyecek gerekçelerle manevi tazminat miktarının düşük seviyede hükmedilmesinin hatalı olduğu- İhtiyari dava arkadaşı davacılar ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunduğundan ve her bir davacı için kısmen kabul kararı verildiğinden, davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.