Kaza sonucu oluşan hasardan doğan zararın tazmini için aşılan itirazın iptaline ilişkin dava kira sözleşmesinden kaynaklandığından, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu- Görev itirazı yapılmamış olsa bile, mahkemenin re'sen ve ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlaması gerektiği-
Rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu; bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğu, davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, ıslah edilen kısım içinde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği-
4. HD. 27.06.2022 T. E: 2021/26474, K: 9444-
Haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemi-
Kural olarak; yayın yoluyla kişilik haklarına saldırının varlığını kabul için ; haberde gerçeklik,kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık sınırlamalarından herhangi birinin bulunmamasının gerekeceği, davacının tazminat istemine konu haber yazılarının maddi olgulara dayandığı, dayanılan olguların doğru olması halinde olayın yorum ve eleştirisinin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği, hatta Cumhuriyet Savcısı olan davalının olayı soruşturma şeklinin eleştirisinin, olayın önemi ve gelişmeler dikkate alındığında eleştiri sınırları içerisinde olduğu, ne var ki, davacıya isnat edilen eylemin haber yazının özüne bakıldığında ölen M. Göktepe’ nin fotoğraflarının saklanması ve ya da en azından kaybından sorumlu olunması olduğu, davacı Cumhuriyet Savcısının habere konu fotoğrafları bizzat çektirerek resmi tutanaklara geçtiği, sanıklar hakkında verilen görevsizlik kararında açıkça belirtip, düzenlenen dizi pusulasına da eklediği dosya kapsamı il
4. HD. 19.06.2023 T. E: 2021/10243, K: 8114
Trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemi-
Özel dairenin, erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığına dair kusurlu davranışı sabit görerek tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurlu davranışlarına ilişkin gerekçeyi onama kapsamında bıraktığı, eldeki davada özel dairenin; hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı ve eda hükmü niteliğinde olan tazminatlar yönünden ise hükmü bozduğu ve yeniden karar verilmek üzere dosyayı derece mahkemesine gönderdiği, böyle bir durumda derece mahkemesi bozmaya uyup takdir hakkını kullanarak yeni bir karar verebileceği gibi doğru bulduğu ilk kararında ısrar da edebileceği, ne var ki somut olayda olduğu gibi, Yargıtay’ın “onama” kapsamında değerlendirdiği kusurlu davranışın ispatlanmadığı gerekçesinden hareketle direnme kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece; davacının, değer kaybı ve ecrimisil talebi olmasına rağmen talep aşılarak, eski hale getirme bedeline de hükmedilip, kabul edilen bu değer üzerinden faiz işletilmesinin doğru olmadığı-
Bir taşınmaz malın malikinden izin alınmadan ve herhangi bir geçerli nedene dayanmadan işgal edilmesi halinin haksız fiil olduğu, haksız fiilin vukuu halinde bu eylem mal sahibinin bir zarar görmesi sonucunu doğurmuş ise, işgal edenin bu zararının ödemesi gerekeceği, hal böyle olunca, davaya konu yeri işgal eden kişi aleyhine açılan davaya devam edilerek tespit edilecek uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken daha önce elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılan yer hakkında ikinci kez ecrimisil davası açılamayacağı, idarenin tahliye ettirme ya da kira sözleşmesi yapma yetkisini kullanması gerektiğinden bahisle davanın reddinde isabet görülmeyeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
