Davalı ve davacı tacir olup trafik kazasından oluşan hasarın tahsili için açılan icra takibine yönelik itirazın iptali için açılan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği- Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-
Davalının usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek(eksik varsa temin edilerek), dosya kapsamında hükme esas alınan raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerektiği-Hesaplanan zarardan, davacının arkadaşının aracından yolcu olması nedeniyle %15 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış ise de Dairemiz uygulamalarına göre bu oranın %20 olması gerektiği-Davacının hesap edilen maddi zararından öncelikle %20 hatır taşıması indirilerek, kalan miktardan da davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesi ile ulaşılacak tazminata hükmedilmesi gerektiği- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği-
Borçlunun müvekkilinin eski eşi olup boşanma davası sonunda müvekkili lehine maddi-manevi tazminata hükmedildiği, borçlunun bunu sonuçsuz bırakmak mal kaçırmak kastıyla adına kayıtlı taşınmazı am­casının oğlu olan davalı 3.kişiye satarak devir ettiğini ileri sürdüğü, dava konusu taşınmazın rayicinin çok üstünde borçlu tarafından ak­rabası olan 3.kişiye satıldığı, boşanmaya neden olan olayların haksız fiil olarak boşanma davasından önce gerçekleşmiş olmasına göre tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir...
Eşine hakaret eden, evden göndermek suretiyle fiili ayrılığı başlatan ve bu dönemde eşine ekonomik şiddet uygulayan erkek karşısında eşine küçük düşürücü sözler söyleyen kadının boşanmaya sebep olan olaylardaki kusurlu davranışları kıyaslandığında erkeğin ağır, buna karşılık kadının az kusurlu olduğu ve yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiği-Tarafların ortak çocuklarının bulunmadığı, eşler arasında 22 yaş farkı bulunduğu, erkeğin ekonomik durumunun üst düzey olduğu ve eşinin çalışmasını istemediği, bu nedenle üniversite mezunu olan kadının çalışmayarak tarafların eski evliliklerinden dünyaya gelen çocuklar ve eşinin bakımı ile ilgilendiği, tanık beyanları ile sabit olduğu üzere ailenin yaklaşık 1000 metrekare büyüklüğünde bir villada yaşadıkları, evin temizliği ve bahçe bakımı ile ilgilenen yatılı elemanlarının bulunduğu, yaklaşık on bir yıl süren evliliğin ardından kadının ailesinin yanına döndüğü ve çalışmadığı, bilirkişi raporlarına göre erkeğin sahibi olduğu ticari şirketler yanında çok sayıda taşınmazının bulunduğu ve bunlardan kira geliri elde ettiği gibi sahibi olduğu şirketlerden de gelirinin bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kadının ise az kusurlu olduğu gözetildiğinde, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesi, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkesi, yoksulluk nafakasının niteliği, günün ekonomik koşulları dikkate alındığında kadın eş yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının az olduğu, hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmesi gerektiği- "Erkeğe yüklenen 'Ben isteseydim bu varlıkla 18'lik kız alırdım' şeklindeki kusurlu davranışın duyuma dayalı olması nedeniyle dikkate alınmayacağı, boşanmaya sebep olan olaylarda eşine küçük düşürücü söz söyleyen kadın karşında fiili ayrılığa sebep olan erkeğin eşit kusurlu sayılmaları gerektiği ve maddi-manevi tazminatların reddi yönündeki kararın isabetli olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Dava kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup,tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekeceği, dosyadaki bilgi ve belgelere ile ceza mahkemesi dosya içeriğine göre olay tarihinin 10/11/2010 olduğu anlaşıldığı, birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiş olduğu halde, mahkemece faizle ilgili bir karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekirse de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekeceği-
Ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, maddi olgunun ve davalıların sorumluluğunun tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz ettiğinden, mahkemece, davalılar hakkında açıldığı bildirilen ceza davasının getirtilerek incelenmesi, dava konusu edilen zarar ile ilgili olduğu sonucuna varılması halinde sonucunun beklenmesi ve sonrasında karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemi-
Davacı şirketin dava dışı üçüncü kişiden kiralayarak yediemin açık otoparkını işlettiği, başka bir yerde bulunan yediemin araçlarını, davalı şirketin fabrikasına komşu ve bitişik olan kiraladığı yere getirdiği, davalı şirketin fabrikasının bacasından çıkan kimyasal maddeler nedeniyle, davacının işletmekte olduğu otoparkta bulunan araçların hasar gördüğünün sabit olup,uyuşmazlığın, meydana gelen zararda davacının da kusurunun (müterafık kusur) bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı,mahkemece, fabrika binası olan yerde açık otopark işletilmesinin, hasarın meydana gelmesinde davacı açısından müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağının araştırılarak karar verilmesi gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.