Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu- Maliğin, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebileceği-
Uyuşmazlık, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir...
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği-
Davalının cins köpeği bahçede serbestçe dolaşmasına izin vermesi, özen ve gözetim yükümlülüğün ihmali niteliğinde olup olay tarihinde 11 yaşında olan davacının duvarla çevrili bulunan bahçeye kilitli olmayan kapıyı açarak girmiş olmasının, davalının sorumluluğunun illiyet bağını kesecek boyutta bir hareket olarak kabul edilemeyeceği-
Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Cismani zarar nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemi-
İş kazası nedeniyle sağlık bütünlüğü bozulan sigortalının eşinin ve çocuklarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu düşünülse de; olayın özelliğine, yaralanmanın niteliğine, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle sigortalının yaralanmasının ağır bedensel zarar oluşturmamasına göre davacı eş ve çocuklar lehine manevi tazminat verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında davacı eş ve çocukların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalının, velayeti, boşanma kararının ardından annesine verilen davacıya reşit oluncaya kadar iştirak nafakası, reşit olduktan sonra ise yardım nafakası ödemekle yükümlü kılındığı ve bu bakım borcunun davalı tarafından yerine getirildiği- Davalı babanın çocuğu olan davacının kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir davranışta bulunduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı- Davalı baba ve davacı çocuğun arasında fiili olarak duygusal ve kişisel bir ilişkinin tesis edilememesi, davalı babanın çocuğuna karşı ilgisiz kalmasının duygusal ve ahlaki değerlerle ilgili olduğu ve manevi tazminat gerektiren durumlardan olmadığı- İlk derece mahkemesi ve bölge adiye mahkemesinin manevi tazminata hükmeden kararlarının isabetli bulunmadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.