Fiilen sona eren adi ortaklık için yapılan giderin davalı ortaktan tahsili için dava açılması talebinde, ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteğinin de bulunduğunun kabulünün gerekeceği, zira, bu durumun, usul ekonomisi ilkesine de uygun düşeceği-
Davalı bankanın öncelikle kefalet nedeniyle borçlusu olan dava dışı şirket hakkında takip yaparak, borçlu şirketin adi ortaklıktaki tasfiye payını haciz etmesi ve adi ortaklığın tasfiyesini sağlayarak alacağını alması gerekirken, dava dışı şirketler Ortak Girişim hesabındaki davacıya temlik edilen davalı bankadaki paranın, ortak girişim ortağı olan dava dışı şirketin kefaleti sebebiyle alacağına mahsup etmesinin yasaya uygun olmadığı-
3. HD. 12.04.2016 T. E: 2015/12965, K: 5644-
Uyuşmazlık, adi ortaklığın tespiti istemine ilişkindir...
Adi ortaklığı oluşturan şirketlerden birisi olan borçlu şirketin borcundan dolayı, adi ortaklığın istihkak alacağı üzerine haciz konulamayacağı-
3. HD. 26.04.2016 T. E: 2015/14554, K: 6557-
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 s. TBK.’nun 622-623. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak, şirketin karına iştirak hakkına sahip olduğundan ortağın kişisel alacaklılarının, borçlu ortağın şirketteki kar payını İİK.nun 89. maddesine göre haczettirebilecekleri, ayıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczinin mümkün olduğu (6098 s. TBK. mad. 638)-
Adi şirket mal, hak ve alacakları ortaklarca birlikte tasarruf edilebildiğinden ve İİK’nın 94. maddesinde hisse haczi, TBK’nın 638/2. maddesinde ise tasfiye payı haczi düzenlenmiş olup, takip konusu borcun ortaklığın borcu olması hâlinde, ortaklığa ait mal, hak ve alacaklar üzerine münferiden haciz konulabileceğine ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden, adi ortaklığın yaptığı iş nedeniyle, üçüncü kişi nezdindeki ya da başka bir takip dosyasındaki alacaklarına doğrudan müzekkere ile haciz konulamayacağı-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının 01.03.2000-31.12.2009 tarihleri arasında davalılar nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemi ilişkin eldeki davada mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olup olmadığı-
Senedin tâlili halinde isbat yükünün senedi tâlil eden tarafa düşeceği (yer değiştireceği)–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.