Borçlunun mernis adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan Örnek 6 icra emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ işlemleri usulsüz olduğu, bu hususun ihalenin feshi sebebi oluşturacağı-
Somut olayda, borçlunun sair şikayetleri yanında satış ilanlarının kendilerine usulsüz tebliğ edildiği, satış ilanlarının belediyede ilan edilmediği, takibin kesinleşmesi beklenmeden ihale yapıldığı ve ihale sonucu oluşan bedelin alacağı karşılamasına rağmen satışa devam edildiğinden bahisle ihalenin feshini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereklerinin yerine getirmeyerek bu hususlar hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görüldüğünden, bozma ilamına uyan ilk derece mahkemesince, şikayetçi borçlu yönünden satış ilanlarının tebliğinin usule uygun olup olmadığı, satış ilanlarının belediyede ilan edilip edilmediği, takibin kesinleşmesi beklenmeden ihale yapılıp yapılmadığı, ihale sonucu oluşan bedelin alacağı karşılamasına rağmen satışa devam edip edilmediği hususları hakkında değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Tebligat Kanunu mad. 13 'e göre yapılan tebligatta, tebligatı alan şahsın tebliğ tarihi itibariyle şirket yetkilisi olduğunun tespiti halinde tebligatın usule uygun sayılacağı- İİK. mad. 127 gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerektiği ve borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Müflis, ihalenin feshi davası açabilirse de, mahcuzun iflas masasına dahil olan mallardan olması nedeni ile satış ilanının, iflas idaresi yanında müflise de tebliğinin zorunlu olmadığı- Satış ilanının müflis şirket adına iflas idare memurlarına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, bu hususun ihalenin feshi nedeni yapılamayacağı- K. takdirine ilişkin tebligat usulsüzlüğü iddiasının ise, ilgilisince ileri sürülmedikçe mahkemece re'sen incelenemeyeceği-
12. HD. 16.12.2013 T. E: 32954, K: 40022-
İhalenin 20/02/2024 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikâyetin ise 06/03/2024 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince istemin esasa girilmeksizin süreden reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararının sonucu itibariyle doğru olduğu, ancak; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikayetin aktif husumeti olmayanlar tarafından yapılmış olması ya da pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler ile aktif husumeti olmayanların yaptığı şikayetin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması veyahut şikâyetin işin esasına girilerek reddine hükmedilmiş olması gerekmekte olup, istemin süreden reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı-
Mahkemece "satış ilanlarının", kendilerini vekille temsil ettirdikleri halde borçlu asillere gönderildiği ve bunun da tek başına ihalenin feshi nedeni olduğu gerekçesiyle verilen "şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine" dair kararın ihale alıcısı tarafından temyiz edilmemesi ile, kendisi için ihalenin feshine ilişkin icra mahkemesi kararı şekli anlamda "kesin hükme" dönüşmüş olduğundan bu kararın özel dairenin bozmasından sonra ihale alıcısı lehine sonuç doğurmayacağı gibi, yerel mahkemenin direnme kararını da ihale alıcısının temyiz etme hakkı ortadan kalkmış olduğundan, ilk kararı temyiz etmeyerek kendisi için şekli anlamda kesin hükme dönüşen direnme kararını ihale alıcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunması ve icra takibi sonuna kadar haklarında birlikte takip yapılması gerektiğinden asıl borçlu hakkında verilen iflas erteleme kararının, ipotek veren üçüncü kişi yönünden de sonuç doğuracağı- İcra takibinin sadece ipotek veren aleyhinde devam edilerek ipotek konusu taşınmazın satışının gerçekleştirilemeyeceği- İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde ipotek veren üçüncü kişi ise asıl borçlu ile üçüncü kişi arasında İİK'nın 149 ve 149/b maddesi hükümleri gereğince şekli bakımdan zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu-
Kendisine satış ilanı tebliğ edilmemiş olan alacaklının ihaleye katılmış olması halinde, «satış ilanının kendisine tebliğ edilmediğini» ileri sürerek ihalenin feshini istemeyeceği—
Açık arttırma ilanında taşınmazların adresinin yanlış yazılması hususunun satış ilanı tebliğinden itibaren süresinde şikayet konusu edilmesi gerektiği- Satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerektiği- Satış talebinden önce masraf yatırılmasının, o tarihte satış talebinde bulunulduğu anlamına da gelmeyeceği- Alacaklı vekili tarafından haciz tarihine göre bir yıllık satış isteme süresinde satış talebinde bulunulmuşsa da, satış avansının yasal süre geçtikten sonra yatırıldığı, haciz tarihi ile satış avansı yatırılma tarihi arasında satış isteme süresinin geçtiği, ihaleye konu taşınmazlara tekrar haciz konulduğu görülmüşse de; son haciz şerhinden sonra alacaklı vekili, usulüne uygun ve yasal süresinde satış talebinde bulunmadığından, haczin düşmüş olacağı, satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
